5 aylık kalbi delik bir bebek anlatıyor…
Sevcan Elif Akbaş
->
“ Daha 5 aylığım ben
Herkes benim bir şeyden haberim yok sanıyor… Ama bilmiyorlar bu hastalığı benim yaşadığımı… Çok hareketliyim… Hopluyorum… Zıplıyorum… Annemle babamın çaresizliğini gördükçe daha çok hastalanıyorum…
Bir an olsun unutsunlar çaresizliklerini diye bol bol gülücük atıyorum onlara…
Bazen çok yoruluyorum… Onlara belli etmemek için hemen ağlıyorum. Yatırıp, mamayı tıkıyorlar ağzıma. Onu yer gibi yapıp dinleniyorum…
Benim ilaçlarım olmalı diyorum… Beyaz elbiseli adamlar ellerinde bir şeyler vardı. Her yerimi elliyorlar mübarekler. ![]()
Onlar o doktor denen adamlarmış…
Baştan korktum çok ağladım… ama sevdim adamları beeee… ![]()
Benim iyiliğime uğraşıyorlarmış gariplerim…
Artık onlara da gülücük atıyorum. Kıyamıyorlar bana… Bakın ben gülüyorum diyorum…
Babam bani onlara götürmek için para diye bir şey arıyor… Meğersem o meret olmadan ben doktora gidemiyormuşum.
5 aylığım ben daha… Oyuncaklarım olmalı ve onlarla oynamalıyım… Dişlerimi kaşımalıyım salyalarım akmalı… Ama ben daha bebekliğimi yaşayamadım ki…
Hastalıkla merhaba dedim dünyama. Bir hastane odasında acıyı yaşadım. Ve annemle babamın gözlerinde yaşadım çaresizliği… Doktorların elinde umut aradım derdime…
Ben çaresizliği yaşıyorum… acıyı çekiyorum… Hastayım! Ama gülüyorum hayata…
Gördüğünüz gibi küçücük ellerimle tutunuyorum hayata bırakamadığım yerden… Yaşamak istiyorum…
Ve diyorum ki…” Hayat ben seni bırakmadıkça sen beni bırakamayacaksın.”
Ve yine peşinden dalga geçer gibi gülüyorum ona ![]()