Akarsularimizin Genel Özellikleri
Berk Meral
->
Türkiye iklim koşullan ve yer şekillerinin çeşitliliğine bağlı olarak sık bir akarsu ağına sahiptir. Topraklarımızdan kaynağını alan çok sayıda akarsu, altı önemli havza ile bazı kapalı havzalara su taşır. Ancak akarsularımızın uzunlukları fazla değildir. Türkiyenin bir yanmada oluşu ve dağların genellikle kıyılara paralel sıralar hâlinde uzanması, uzun akarsuların oluşmasını engellemiştir. Kıyılarımızdaki dağlardan kaynağını alan akarsular, kısa bir yol aldıktan sonra denize ulaşır. Bu nedenle bu akarsuların boylan oldukça kısadır. Kaynağını iç kesimlerden alan akarsularımızın boylan daha uzundur. Bununla birlikte en uzun akarsuyumuz olan Kızılırmakın boyu (iç Anadoluda genişçe bir kavis çizdiği hâlde) 1355 kmyi ancak bulur. Akarsularımızın diğer bir özelliği de, taşıdıkları su miktarının az olmasıdır Türkiyenin büyük bir bölümünün yan kurak iklimin etkisinde olması nedeniyle az yağış alması bunun başlıca nedenidir. Akarsularımızın taşıdıkları su miktarı azlığının diğer nedeni de, akarsu havzalarının dar oluşudur. Akarsularımızın boylan kısa, kollan da az olduğundan doğal olarak taşıdıkları su, fazla olmamaktadır. Ancak, her mevsim yağışlı olan Doğu Karadeniz Bölümünün akarsuları, her zaman bol su taşımaktadır. Akarsularımızın rejimleri düzenli değildir.
Türkiyede yağış rejiminin düzensiz oluşu, ilkbahardaki kar erimeleri ve yazın buharlaşmanın fazla olması, akarsularımızın taşıdıkları su miktarının yıl boyunca büyük değişikliklere uğramasının başlıca nedenleridir. Akarsularımızın tümünde, su seviyesinin en düşük düzeyde olduğu dönem, yaz mevsimidir. Bu dönemde bazı akarsular tümüyle kurur. Sonbahar yağmurlarının başlaması ve buharlaşmanın azalmasıyla akarsu düzeylerinde yükselme başlar. Akarsularımızın büyük bir kısmında su seviyesinin en yüksek düzeyde olduğu dönem, ilkbahara rastlar. Bu dönemde yağışların artması ve kar erimeleri nedeniyle akarsuların su düzeyleri oldukça yükselir. Yataklarının fazla eğimli oluşu, akarsularımızın bir diğer özelliğidir. Bu nedenle akış hızları dolayısıyla erozyonu hızlandırıcı etkileri fazladır. Bol alüvyon taşır ve denizlere döküldükleri yerlerde deltalar oluştururlar. Türkiyedeki akarsuların genellikle denge profilini almamış olmaları, Türkiyenin son jeolojik zamanda şekillenmiş olmasından başka bir deyişle genç arazi yapısından kaynaklanmaktadır. Akarsularımızın hidroelektrik enerji üretimine çok elverişli olmaları da dar ve derin vadiler oluşturmalarının bir sonucudur. Bu nedenle ülkemizde çok sayıda baraj yapılmış ve hidroelektrik santrali kurulmuştur. Akarsularımızın çoğu, dağlık kesimlerden inmektedir. Taşıdıkları kum ve çakıllarla yataklarını doldurdukları için denize yakın kısımlarında bile ulaşıma elverişli değildir. Yalnızca Kocaırmak, kıyıdan 7 km iç kısma kadar ulaşıma olanak verir. Akarsularımızın, balıkçılık yönünden önemli bir potansiyele sahip olduğu söylenebilir. Yeşilırmak, Kızılırmak ve Sakarya ağızlarında avlanan mersin balıklandın yumurtalarından havyar elde edilir. Van Gölüne dökülen akarsuların ağızlarında da inci kefali denilen balık türü bolca avlanmaktadır. Diğer akarsularımızda da kefal, sazan, alabalık, yayın vb. balık türleri bulunmaktadır.
2. BAŞLICA AKARSULARIMIZ Her akarsu, bütün kollarıyla birlikte, belirli bir bölgenin sularım toplar. Akarsuyun sularını topladığı alana, o akarsuyun su toplama alanı ya da havzası denir. Aynı deniz ya da gök dökülen akarsular da o göl ya da denizin havzasını oluşturur: Karadeniz havzası, Marmara havzası, Van Gölü havzası gibi. Bir havzanın büyüklüğü, yer şekillerinin özelliklerine ve eğime göre değişir. Sözgelimi; Ege ve Marmara havzaları oldukça dar, Karadeniz havzası ise geniştir. Yurdumuzdaki başlıca su bölümü çizgisi, genel doğrultu olarak kuzeydoğu - güneybatı yönünde uzanır. Çoruh -Yeşilırmak - Kızılırmak - Ceyhan, Aras ve Fırat havzaları bu çizgi ile ayrılır.