ÇAĞIN HASTALIĞI “KANSER” ÜZERİNE…

admin

Son yıllarda -maalesef- çokça adını duyduğumuz bir hastalık olan “KANSER” den bahsetmek istiyorum sizlere… Öyle sık duyuyoruz ki adını; hatta neredeyse her gün bir yakınımızı kaptırıyoruz bu hastalığa. Sanki grip salgını gibi her yerde, herkeste görülüyor… Adeta nefesini ensemizde hissediyoruz…

Peki ama nedir bu hastalığı bu kadar artıran… Elbette ki bunun sebepleri pek çok… Mesela ; stres, dengesiz beslenme, hormonlu gıdalar, nükleer aktivitelerin doğaya olumsuz etkileri(Örneğin; Karadeniz’deki kanser vakalarının en önemli sebebi olan Çernobil faciası), röntgen ışınları, kanserojen madde üretiminin ve tüketiminin artması(maalesef ucuza imal etmek için çocuklarımızın masum oyuncaklarından, ,mutfak gereçlerine kadar pek çok üründe kullanılan ham madde kanserojen), toprağa karışan deterjan atıkları, hatalarımız dolayısıyla delinen ozon tabakası(Zira tüm cilt kanserlerinin %90’ından fazlasına,Güneş’in zararlı ışınları yol açıyor), sigara kullanımının çocuk yaşlara düşmesi(Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; “Sigara” her üç kanser ölümünün birinden, Akciğer kanserlerinin ise neredeyse tamamından sorumludur), Alkol kullanımının -yaş ayrımı olmaksızın- hızla artması (Bağırsak kanserine yol açarken, diğer kanserleri de tetikler) …kansere yol açan sebeplerden bir kaçıdır…

Tüm bunlardan sonra aklımıza gelen şey “Bu illete nasıl karşı koyabiliriz? Yapabileceğimiz şeyler var mı?” sorularıdır… Şimdi bu soruların cevaplarına değinelim…

Elbette yapabileceklerimiz var… Öncelikle bu hastalıkta en önemli şeyin erken teşhis olduğunu belirtmeliyim. Bu sebeple rutin kontrollerinizi –mutlaka- yaptırmalısınız… Bunun dışında hayatınızda bazı değişiklikler yaparak, önlem alabilir ve kansere yakalanma riskinizi önemli ölçüde azaltabilirsiniz. Şimdi sizlere kanserden korunma reçetesini veriyorum;

*Sigara ya da benzeri kanser yapıcı maddeleri mutlaka bırakmalısınız (Sigarayı bıraktıktan sonra 1-2 yıl içerisinde buna bağlı hastalıklara ve kansere yakalanma riskiniz yarıya iner ve yıllar geçtikçe bu oran daha da azalır.)

*Dengeli beslenmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.(Bu konuda Amerikan Kanser Derneği’nin beslenme ile ilgili 7 öğüdünü dikkate almanızı öneririm ;

1- Şişmanlamayın.

2- Yiyeceklerinizdeki total yağ miktarını azaltın.

3- Çok miktarda fiber yani posa (kepek, sebze, meyve) içeren besinleri tüketin.

4- Yemeklerinizde her zaman A ve C vitaminli besinler bulundurun.

5- Karnabahar ve lahana’yı fazlasıyla tüketin.

6- Alkollü içkilerde makul bir ölçünün dışına çıkmayın.

7- Tuz veya nitritlerle konserve edilmiş, işlenmiş besinleri çok yemeyin.

Bunun dışında naçizane benim eklemek istediklerim ;

*İşlenmiş margarin ve sıvı yağlar yerine, doğal zeytinyağı ve hayvansal yağları tercih edin

*Daha çok çiğ yiyecek yiyin ve kızartmalardan mutlaka kaçının.

*Bağırsak florasında bulunan probiyotikleri artırmak için bol fermantasyon ürünleri (kefir, turşu, yoğurt, peynir, şarap, boza, sirke, tuzlama yiyecekler… vb) tüketin. Ancak burada dikkat etmeniz gereken önemli bir husus var ki; o da, hazır yoğurtların bu konuda yararlı olmadığıdır. Yani yapabiliyorsanız yoğurdunuzu kendiniz yapın, yapamıyorsanız doğal yöntemleri kullanarak yapan sütçülerden alın, çok faydasını göreceksiniz…

*Sebze ve meyveleri mevsimlerinde tüketin (Böylece hormonlu gıda kullanma riskini azaltmış olursunuz)

*Güneşe fazla maruz kalmayın, koruyucu kremler kullanın.

*Bedeninizin ve sağlığınızın müsaade ettiği ölçüde egzersiz yapın, en azından yürüyüş yapın.

*Ve son olarak; kendinize göre düzenli bir uyku programını tatbik edin(En makbulü erken yatıp, erken kalkmaktır.)

Unutmayın, Hayat sağlık oldukça güzeldir…

Sağlıklı ve “Kansersiz” bir ömür diliyorum hepinize…

Bilge Karatepe

Yazılardan Seçmeler

Yorum yapabilirsin

Yorumun

otel emlak in?aat tekstil Resources blogs Resources blogs Blogarama Resources Blogs gesundheit-entspannung Clicky Web Analytics Blog Toplist