Avrupa’nın en zengin ülkesi neresidir?

Aralık 14, 2011  
Kategori Ekonomi

Başlığımız aslında Avrupanın en zengin ülkesi gibi gözüksede ülkelerin ekonomi zenginliği olarak değilde avrupa ülkelerinde yaşayan insanların satın alma gücüne göre en zengin ülkeyi yansıtmak istedik.

37 Avrupa ülkelesinde yapılan bir istatistiki çalışmaya göre  yaşayan insanların alım gücünün en yüksek olduğu ülke Lüksenburg olarak açıklanmış. Buna göre avrupa ülkelerinin satın alma paritesine ortalama 100 denirse Lüksenburg’un satın alma paritesi 271 olarak açıklanmış. Türkiyemizde istatistiklere dahil edilmiş ve ülkemizin paritesi 49 olarak belirlenmiş. Yani Lüksenburglular bize göre 5.5 kat daha fazla bir hayat standardına sahip bir ülke. Devamını oku

Altının yükselişi devam edermi?

Ağustos 9, 2011  
Kategori Ekonomi

иконографияКартиниDünya ekonomisinin büyük sıkıntılar içerisinde olduğu şu günlerde altının yükselişi kaçınılmaz gözükmektedir. Bunun pek çok sebebi var. Özellikle güvenli liman kabul edilen Amerikanın kredi notunun tarihinde ilk kez düşürülmesi, avrupada Yunanistan,Portekiz,İspanya,İspanya’nın ekonomik sıkıntılar yaşaması altının yükselişini tetikleyen unsurlardandır. Yakın zamandada bu ülkelerin durumlarındada pek bir düzelme beklenmediğinden bu tarihlerde altının daha yükselmesi kaçınılmaz gözükmektedir.arihinde ilk kez düşürülmesi, avrupada Yunanistan,Portekiz,İspanya,İspanya’nın ekonomik sıkıntılar yaşaması altının yükselişini tetikleyen unsurlardandır. Yakın zamandada bu ülkelerin durumlarındada pek bir düzelme beklenmediğinden bu tarihlerde altının daha yükselmesi kaçınılmaz gözükmektedir.

Dolar ve Euro’nun yükselmesinin faydaları ve zararları

Ağustos 9, 2011  
Kategori Ekonomi

Günümüz şartlarında dünya ekonomisinin kötüye doğru gitmesi doların 1,74 tl ye, euronunda 2,5 tl yi aşmasına sebep oldu. Bunların öncelikli sebebi önce Yunanistanın batma noktasına gelmesi daha sonra avrupada Portekiz,İspanya ve İtalya’nın ekonomisinin kötüye gitmesi son darbeyide yüksek borç sahibi Amerika’nın kredi notunun düşürülmesi dolar, euro ve altın üçgeninin rekor seviyelere çıkmasına sebep oldu. Öncelikle dolar ve euronun yükselmesinin faydası olarak yurt dışına mal ihraç eden firmalarımızın ürünlerini daha ucuza pazarlayarak yüksek kar elde etmeleri ve dolaylı olarak vergi olarak yüksek katma değer sağlamalarıdır. Dolar ve euronun yüksek olmasının dezavantajı ise ülkemize dış ülkelerden ihraç edilen malların dışardan daha yüksek fiyata satın alınarak bu malların yurt içinde dolaylı olarak yüksek fiyatlara satılmaları sebebiyle vatandaşlarımızın alım güçlerinin düşmesidir.ra avrupada Portekiz,İspanya ve İtalya’nın ekonomisinin kötüye gitmesi son darbeyide yüksek borç sahibi Amerika’nın kredi notunun düşürülmesi dolar, euro ve altın üçgeninin rekor seviyelere çıkmasına sebep oldu. Öncelikle dolar ve euronun yükselmesinin faydası olarak yurt dışına mal ihraç eden firmalarımızın ürünlerini daha ucuza pazarlayarak yüksek kar elde etmeleri ve dolaylı olarak vergi olarak yüksek katma değer sağlamalarıdır. Dolar ve euronun yüksek olmasının dezavantajı ise ülkemize dış ülkelerden ihraç edilen malların dışardan daha yüksek fiyata satın alınarak bu malların yurt içinde dolaylı olarak yüksek fiyatlara satılmaları sebebiyle vatandaşlarımızın alım güçlerinin düşmesidir.

2009′da Türkiye’de en çok satan arabalar

Ocak 7, 2010  
Kategori Ekonomi

Türkiye’de 2009 yılının otomotiv şampiyonları belli oldu., otomobil ve hafif ticari araç toplamında sadece 95 adet farkla ilk sıraya oturdu.

Ancak sonuçları açıklayan Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin listesinde yer almayan ağır ticari araçlar eklendiğinde Ford 1971 araç farkla sekizinci kez üst üste birinci oldu. Binek tarafta ise şampiyon, tarihinde ilk kez Hyundai oldu.

Türkiye Otomotiv Distribütörleri Derneği, merakla beklenen aralık ayı ve 2009 yılı satış rakamlarını açıkladı. Toplam pazarda ve binek pazarda dört ayrı marka yılı birbirine çok yakın rakamlarla tamamladı.

Buna göre Fiat, 29 bin 596′sı binek, 55 bin 224′ü de hafif ticari olmak üzere toplam 84 bin 820 adet araç sattı. Fiat’ın en yakın rakibi Ford, 33 bin 462′si binek ve 51 bin 263′ü hafif ticari olmak üzere 84 bin 725 adetlik satışa ulaştı. Binek ve ticari araç toplamında birinci sırada Fiat yer almasına karşın ağır ticari araçlar devreye girdiğinde Ford 86 bin 791 adetlik satış ile zirveye oturdu. Devamını oku

Bir aşk öyküsü aslında bu…

Temmuz 7, 2008  
Kategori Ekonomi, Serbest

Geç kalınmış bir aşk öyküsü aslında bu…

Belki yüzyıllar öncesinde bir kere daha yaşanıp, tekrarı bize nasip olan, belki de daha hiç yaşanmamış
olanından… Devamını oku

Geleceğin Meslekleri

Mart 9, 2008  
Kategori Ekonomi

Yapılan yatırımlar doğrultusunda yeni olduğu kadar uzlaşmayı gerektiren pek çok meslek gençleri bekliyor. Bir zamanlar doktorluk, öğretmenlik ve mühendislik el üstünde tutulurdu. Son yıllarda her alanda meydana gelen değişiklik meslekleri de değiştirmiş durumda. Elbette değişim fırtınası geçmişe dair her türlü mesleğe olan ilgiyi değiştiremedi.
Bir zamanlar itibarlı olan meslekler günümüzde de önemini korumakta. Bununla birlikte geçmişin gözde meslekleri ile geleceğin gözbebeği olan meslekler bir arada yaşayacak ve onların da ortak paydası uzlaşma olacak. Yeni mesleklerin ortaya çıkmasında gelişmiş olan ülkeler önemli rol oynamaktadır. Elbette ABD bu konuda başı çekiyor ABD’nin 2000′li yılında yapacağı yatırımlar, mühendisliğin bir çok farklı alanda ortaya çıkacağının sinyalini veriyor. Yapılacak yatırımları altı alanda toplamak mümkün.
Bunlar;
malzeme sentezi ve . üretimi, taşımacılık, bilişim ve iletişim, bioteknolojik gibi alanlar dikkati çekiyor. Önümüzdeki yıllarda makine, bilgisayar, malzeme, endüstri, çevre ve kimya gibi mühendislik alanların ön plana çıkması bekleniyor. Ayrıca işletme, fiyatlandırma uzmanlığı, promosyon analistleri, kalite mühendisleri, kalite mühendisleri, marka araştırmacıları aranan mesleklerden olacak. Teknolojik değişimin meslekler üzerinde belirgin etkisini yapılan araştırmalar gösteriyor.
Örneğin İngiltere’de yeni açılan iş yerlerinin %73′ü teknoloji tabanlı. Eleman arayan şirketlerin %58′i teknoloji eğitimi almış elemanlar tercih ediyor.
Türkiye’de ise yapılan planlamada öncelikle AR-GE (Araştırma geliştirme), teknolojik gelişme, çevre koruma vb yeni çalışma alanlarına ayrılacağı belirtiliyor. AR-GE’ ye ABD’de gayri safi milli hasıladan ayrılan pay %2,8, Japonya’da %3 oranında iken; bu Türkiye’de %0,5 dolaylarında. Planlamada öngörülen hedeflere ulaşıldığı taktirde mühendislerin önü açık görülmekte. Gelecek dönemde telekomünikasyon yazılımcıları, elektronik, bilgisayar ve iletişim teknikerlerinin önünün parlayacağı yönünde.

TIBBIN YILDIZI SÖNMEDİ
Gelecekte tıp ve tıbbi bilimlerin yıldızı parlamaya devam edecek. Nöroşirurji (beyin cerrahisi) geleceğin ilgi gören mesleklerinden olacak. Bunun gerekçesi ise stres, depresyon, melankoli gibi rahatsızların kaynağının beyinden kaynaklı olmasıdır.
Aynı zamanda kanserin nedenini araştıracak olan onkologlar, hastalıkların kaynağını araştıracak olan genetikçiler gelecekte aranan mesleklerden olacak. Zorlaşan hayat şartları altında ezilen insanlar için psikiyatristler aranan insanlar olacak.
FİYATLANDIRMA UZMANLARI GÜNÜMÜZ ŞİRKETLERİN GÖZDELERİ
Fiyatlandırma uzmanları yeni ürünlerin piyasaya çıkmadan önce gerçek fiyatlarını belirlemek için ön çalışmalar yapıyorlar. Ticaretin her zaman revaçta olduğu günümüzde onlara her zaman ihtiyaç vardır.

TÜM DEVRE TASARIM VE ÜRETİM UZMANLIĞI
Üniversitelerin elektronik mühendisliği bölümlerindeki lisans eğitiminin üçüncü yılından sonra mikro elektronik bölümü seçiliyor.. Tüm devre tasarımı, iyon ekme tekniği konularında lisansüstü eğitimi yapılıyor.
TÜBİTAK ve üniversitelerin dışında Türkiye’deki çalışma alanları kısıtlı. Ancak, dünyada önü oldukça açık bir işkolu Bu alanda eğitim alan Türk mühendisleri yurt dışında cazip koşullarda çalışıyorlar.
SAGLIK, EMNİYET, ÇEVRE KORUMA UZMANLIĞI
Çevre mühendisliği konusunda lisans eğitiminin ardından işletme alanında yüksek lisans yapılması gerekiyor. Ancak çevre mühendisliği eğitiminde emniyetle ilgili yeterli bilgi verilmediği için, bu konudaki deneyim sanayiden ediniliyor. Diğer mühendislik kollarından da bu mesleğe geçiş yapılabiliyor.

MOLEKÜLER BİYOLOJİ
Bilkent, ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi’nde moleküler biyoloji ve genetik dallarında lisans eğitimi yapılıyor. Üniversite ve TÜBİTAK gibi eğitim kurumlarının yanı sıra yurtdışında iş alanları var.

BİYOTEKNOLOJİ

Biyoloji eğitiminden sonra moleküler biyoloji ve genetik dallarında yüksek lisans yapmak gerekiyor. Enerji sektörü, üniversite ve TÜBİTAK başlıca çalışma alanları.

ÇEVRE BİYOTEKNOLOJİSİ
Çevre konusundaki lisans eğitiminin yanı sıra tarım ve ziraat mühendisleri de bu alana geçiş yapabiliyorlar. Ancak, meslek içi eğitimler ve konuyla ilgili lisans eğitimi almaları gerekiyor. Türkiye’de Biyoteknoloji alanında faaliyet gösteren şirket sayısı fazla değil. Dünyada bu mesleğe ilgi giderek artıyor. Geliştirilen ürünler için alınan patentler, bu işi yapanlara yüksek kazanç sağlıyor.

GAYRIMENKUL DANIŞMANLIĞI
Gayrimenkul geliştirme danışmanlığı, dünyada yaygın bir iş kolu olmasına karşı Türkiye’de pek bilinmiyor. Gelecekte bu mesleği seçenler kazanacak. Yatırım yapılması halinde arsa gibi taşınmazların ekonomik değerini belirleyen bu iş kolu, fabrika ve şirketlerin de belirli zamanlarda ekonomik değerlendirmesini yapıyor.
Batı’da ipotek bankacılığının gelişmesiyle yaygınlaşan gayrimenkul geliştirme danışmanlığının, Türkiye’de de aynı süreci izleyeceği yorumları yapılıyor. Teminat amaçlı gayrimenkul değerlemesinin, gerçek ve bilimsel değerler kullanılarak yapılması, birçok yatırımcıya kaynak sağlaması açısından da önem taşıyor.


SERMA VE PİYASASI UZMANI

Bir ülkedeki menkul kıymetleri, yabancı yatırımcılara pazarlayan uluslararası sermaye piyasası uzmanları, ülkeye finansman sağlıyor.
Mesleğini hem keyifli hem de milli yanı ağır basan bir meslek olarak tanımlanıyor. Dikkatli bir çatışma süreci gerektiriyor. iktisat ve işletmeyle birlikte, muhasebe, finans, pazarlama ve diğer sosyal bilgiler dallarında alınacak eğitimler çok önemli olmaktadır.Tombul’a göre, Türkiye’de sermaye piyasalarının yeni gelişmesi, bu mesleği gelecekte öne çıkaracak nedenlerden biri olarak kabul ediliyor. Tombul, sermaye piyasalarının gelişmeden hiçbir ülkenin gelişmeyeceğini vurguluyor.
‘Türkiye’de borsa yolun çok başında ve spekülatif ağırlıklı olarak ilerliyor. Ama bu böyle olmayacak. Her ülke bu aşamadan geçiyor. bir ülkenin gelişmesi, sermaye piyasalarının gelişmesine bağlı. Bu durum Türkiye için de geçerli.’

SAĞLIK, EMNİYET, ÇEVRE UZMANI
Bu meslek, işyerinde çalışanların kendi sağlıklarını koruyarak çalışmalarını sağladığı gibi, şirketin çevreye zarar verip vermediğini de kontrol ediyor. Üretim faaliyetleri çoğalıp, yeni tesisler açıldıkça, gelecekte bu konunun uzmanlarına büyük ihtiyaç duyulacak Ölçek farkı gözetilmeden tüm şirketler, bu konuyla ilgili danışmanlık hizmeti alarak, eleman çalıştıracaklar.Mesleği ön plana itecek gelişmelerden biri de şirketlerin ISO 14000 belgesi alma zorunlulukları. Çevreyle ilgili bir sertifika olan ISO 14000′i alabilmeleri için Sağlık, Emniyet ve Çevre (SEÇ) sistemlerine sahip olmaları gerekiyor. Gelecekte, gerek Türk, gerekse yabancı şirketlerin mal satabilmek için gerekli olan ISO 14000′e yönelmeleriyle bu alanda hizmet verecek onlara büyük ihtiyaç duyulacak.

GAZETECILIK
İnsanların haber alma ihtiyaçları gelecekte de artarak devam edecek. Bu nedenle gerek yazılı, gerek görsel asın önem kazanacak. Bugününün gazetecileri, özellikle savunma, ekonomik, magazin gibi alanlarda uzmanlaşmayı tercih ediyorlar. Böylece , geçmişteki her şeyi bilen gazeteciler dönemi tarihe karışıyor.

SPİKERLİK

Özel televizyon kanallarının çoğalmasıyla birlikte önem kazanan haber spikerliği, bugün gençler arasında en çok tercih edilen mesleklerden biri. Gelecekte de yenileri açılacak olan televizyon kanallarıyla haber spikerliği giderek popülaritesini artıracak.

YÖNETİCİLER
Endüstri çağında, yöneticilerle işçiler arasında ‘sosyal kontrat’lar gündeme gelebilecek. ‘Ömür boyu iş garantisi’ kavramı ağırlık kazanarak işgücünün eğitimine önem verilecek. Gerçek değişim ise yönetim biçimlerinde yaşanacak. Sistem, vardiyasız çalışma, iş paylaşımı, geçici profesyoneller ve yöneticiler üzerine kurulacak.
Yöneticiler, yeterli iş bilgisi olmayan işçiler izin özel yönetim planlarını devreye sokacaklar. iyi eğitim görmüş ve iş bilgisi tam olan uzmanlara ise özel motivasyon programları uygulanacak. Böylece, her iki gruba da önce kendini, sonra işini geliştirme fırsatları sunulacak.
Meslek içi eğitimler artacak, danışmanlık hizmeti veren şirketler önem kazanacak. Eğitilen ve iş .deneyimi kazanan çalışanlar, kendi mesleklerini şirketin ihtiyaçları konusunda kullanabilmeyi amaçlayan ileriye dönük planlar yapabilecekler. Yönetim, her düzeydeki çalışanın ihtiyaç duyduğu rahat ortamı sağlayac8.k, bunun karşılığında ise onlardan şirkete yeni fikir kazandırmasını ve ürünler katmasını isteyebilecek. Organizasyonun başarılı olması ise ana hedef olacak.Teknolojinin etkileri, eğitim, sosyo-ekonomik sistem, organizasyonel eğilim, pazarda globalizasyon, işgücü gibi unsurlar, 2005 yılı yönetim ve yöneticilerin ana konularını oluşturuyor.
Orta kademe yöneticiler gerekli teknolojileri kullanarak, kurum içinde toparlayıcı, organize edici, süzgeçten geçirici bir rol oynayacaklar. Sınırların kalkmasıyla birlikte çok yönlü işgücü potansiyelini yönetecek olan yöneticilerin başarıları, bu grupları birleştirerek,. verim alabilmesiyle ölçülecek. Tüm çalışmalar iş gruplarının oluşmasıyla yürütülecek. Bu gruplar, yeni kararları verirken müşteriden, varolan iş gücü potansiyeline ve kurumun dış dünyadaki yapısına kadar birçok bulguyu inceleyecek. Onların inisiyatif kullanmaları sağlanacak. Kısacası, 2005 yılı yöneticileri; izleyici, atak, insana odaklı, esnek, risklere açık, lider, vizyon sahibi olan ve insanların performansını ölçebilen bir yapıda olanlar arasından seçilecek. Bilgiyi, teknolojiyi, rekabet ortamında bir avantaj haline getirebilen yöneticiler, kendi güçleri yerine verimliliği en önemli güç olarak görebilecekler.

“Geleceğin Meslekleri” kitabının yazarı Haliç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Özsoy (*) geleceğin mesleklerini; fen bilimleri, mühendislik, geleceğin ekonomisi, sosyal bilimler ve iletişim olmak üzere beş ayrı bölümde değerlendiriyor. Ayrıca sanat ve spor adı altında spesifik bir başlık daha var. Doç. Dr. Özsoy geleceğin mesleklerinden söz ederken, gelişmemiş ülkeler için şu anda ütopik bulunabileceğini söylüyor: “Ancak ileride tüm dünyada fen bilimleri alanında genetik ve gıda mühendisliği en çok önem kazanan alanlar olacak diye düşünüyorum” diyor.

Fen Bilimleri Mucizeler Yaratabilir

Genetik: Biyoteknoloji çalışmalarının altında genetiği en önemli meslek olarak görüyoruz. ’70’li yıllarda bilgisayarın yaptığı devrime benzer bir gelişme, yakın dönemde genetik alanında da meydana gelecek.

İnsan yedek parçaları satılacak: İnsanlara yedek parça olabilecek doku, organ gibi pek çok şeyin satıldığı yerler kurulacak.

Gen terapisi ortaya çıkacak: Hapishaneler ortadan kalkabilir, çünkü insanları suç işlemeye iten hormonlar, genler belirlenecek. Bunları önleyen ilaçlar geliştirilecek. Kişide taciz eğilimi varsa, bir hap alacak, o duygudan kurtulacak mesela. İnsanlar bebeklerini ısmarlayabilecek. “Sarı saçlı, mavi gözlü bir çocuk istiyorum” diyebilecek. Bunlar hayal değil, çok yakın bir zamanda gerçek olacak.

Soyu tükenen canlılar artık tükenmeyecek: Bu canlılardan geriye bir doku kaldıysa, yeni baştan insanlığın göz zevkine hitap edebilecek şekilde hayat kazanabilecekler.

Genetik ayrımcılık ortaya çıkabilir: Farklı ırklar, farklı genler taşıyor. Bu noktada, ırk kavgasına benzer yeni bir kavganın ortaya çıkmasından endişe ediliyor.

Aşağıda araştırma sonuçlarına göre bir tablo oluşturulmuş. Bu tabloya göre araştırma yapmanızı tavsiye ederim.

Meslek

Gelişim

Derece

2000

2010

Sayı

%

Bilgisayar yazılım mühendisliği, uygulama yazılımı 380 760 380 100 Lisans
Bilgisayar yazılım mühendisliği, sistem yazılımı 317 601 284 90 Lisans
Ağ ve bilgisayar sistemleri yönetimi 229 416 187 82 Lisans
Ağ sistemleri iletişim çözümleyiciliği 119 211 92 77 Lisans
Veri tabanı yönetimi 106 176 70 66 Lisans
Bilgisayar sistemleri çözümleyiciliği 431 689 258 60 Lisans
Yardımcı Tıp Doktoru 58 89 31 53 Lisans
Bilgisayar ve bilgi sistemi yöneticiliği 313 463 150 48 Lis.+YLis+deneyim
Bilgisayar ve bilişim araştırmacısı, bilim adamı 28 39 11 40 Doktora
Konuşma dil patalojistliği 88 122 34 39 Y. Lisans
Tıbbi hiyjen uzmanı 147 201 54 37 Ön lisans
Özel eğitim ögretmenleri, anaokulu, kreş, ilkokul 234 320 86 37 Lisans

Not: Bilgisayar ile ilgili olanlar Türkiye’de Bilgisayar Müh. bölümü okuyarak edinebileceğiniz mesleklerdir. Ağ yönetim ve çözümleyiciliği ile ilgili meslekler dışındaki meslekler de sadece Bilgisayar Mühendisliği bölümünde edinebileceğiniz eğitimlerdir. Türkiye’de de bilgisayar alanında en az benzeri bir gelişmeolacağı tahmin edilebilir.

Tablo Kaynak: Amerika iş kurumu, iş istatistikleri bürosu, aylık iş raporu, Kasım 2001 Department of Labor, Bureau of LaborStatistics http://www.bls.gov/

ÖZELLEŞTİREMEDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?

Mart 5, 2008  
Kategori Ekonomi

Özelleştirme günümüzde yazılı ve sözlü basının yanı sıra gündelik hayatta bile fazlasıyla yer alan, sıkça tartışılan bir konu haline geldi.Bu tartışmalara neden olan ise özellikle son dönemde petrokimya,enerji ya da ulaştırma gibi sektörlerde faaliyet yürüten kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirmelerine hız verilmesi ve bu kurumlara ilişkin ihalelerin yabancı sermayeye mensup şirketlerce kazanılması.Bu yazıda özelleştirme kavramı üzerinde durulacak ve ülkemizde izlenen özelleştirme politikasının Türkiye üzerindeki etkilerinden bahsedilecektir. Devamını oku

Muhasebe Nedir?

Kasım 8, 2007  
Kategori Ekonomi

Yorumlar Kapalı

Muhasebenin Sözlük Anlamı

Sözlük anlamı Hesaplaşma, karşılıklı hesap görme,Hesap işleriyle uğraşma, Hesapların bütünü, Hesap işlerinin yürütüldüğü yer, saymanlık olan muhasebenin tanımı, işletmenin varlıkları ve kaynakları ( sermayesi ve borçları) üzerinde değişme yaratan ve para ile ifade edilen mali nitelikli işlemlere ait bilgileri; kaydetmek, sınıflandırmak, özetlemek, analiz etmek ve yorumlamak suretiyle ilgili kişi ve kurumlara raporlar halinde sunan bir bilgi sistemidir. Devamını oku

Muhasebe Mesleği ve Muhasebecilik

Kasım 8, 2007  
Kategori Ekonomi

Yorumlar Kapalı

Her şeyden önce hemen şunu belirtelim ki değerli arkadaşlar ; Gerek muhasebe mesleği mensupları arasında olsun , gerekse tacirler ve çalışanlar arasında olsun , Muhasebecilik mesleği iki kısımda ele alınmıştır.Nedir bunlar? , “Ön Muhasebe” ve “Genel Muhasebe”. Tabi bu kavramlar başlıbaşına yasal kavramlar değildir.Sadece iyi niyet kuralları çerçevesinde, ticari ve meslek hayatımıza yerleşmiştir.Maksat yapılacak işi ve işi yapacak kişiyi tayin etmektir. Devamını oku

Bilançonun Pasif tarafındaki bilgiler

Kasım 8, 2007  
Kategori Ekonomi

Yorumlar Kapalı

A-Sermaye :İşletme sahibi veya ortaklarının , işletmeye koyduğu para veya ayni varlıklardır.

B-Borçlar : İşletmenin faaliyetlerinden dolayı ilişkide bulunduğu şahıs veya kuruluşlara olan borçlarıdır.

C-Kar : İşletmenin , dönem sonunda Geliri ile Gideri arasındaki olumlu farktır.
Devamını oku

Sonraki Sayfa »

otel emlak in?aat tekstil Resources blogs Resources blogs Blogarama Resources Blogs gesundheit-entspannung Clicky Web Analytics Blog Toplist TopOfBlogs Blog Directory