Celayirliler
Ekim 18, 2007 Berk Meral
Kategori Tarih
Yorumlar Kapalı
->
İlhanlılardan sonra, Irak ve Âzerbaycan’da hakimiyet kuran Türkleşmiş Moğol Hanedanı.
Celâyirlilerin ataları, Cengiz Han’a ilk yıllarında büyük yardımlar yapmış ve bunlardan bazıları mühim devlet kademelerine yerleşmişlerdi. Celâyirlilerden Emir Hasan Büzürg, İlhanlıların ileri gelen komutanlarındandı. İlhanlı Sultanı Ebû Saîd’in ölümü ile çıkan karışıklıktan istifade ederek, devletin idaresini eline geçirmeye çalıştı. 1340 yılında Bağdat’ta bağımsızlığını ilan etti. 1356 yılında ölünce, yerine oğlu Şeyh Üveys geçti. Üveys, Âzerbaycan ve Tebriz’i, peşinden de Musul ve Diyarbekir’i ele geçirdi (1364). Celâyirli Devleti en geniş sınırlarına ulaştı. Şeyh Üveys’in vefatı üzerine, yerine, oğlu Hüseyin geçti (1374). Muzafferîler ve Karakoyunlular‘la mücadele eden Sultan Hüseyin’in, kardeşi Ahmed tarafından 1382’de öldürülmesi üzerine iç karışıklıklar başladı. Sultan Ahmed, Âzerbaycan ve Irak’ı, diğer kardeşi Bayezid de Irak-ı Acem ve Doğu Anadolu taraflarını alarak ülkeyi paylaştılar. Fakat 1393’te, Timur Han, Bağdat üzerine yürüyüp Sultan Ahmed’i kaçırttı. Memluk hâkimiyetindeki Şam’a sığınan Sultan Ahmed, bilahare Bağdat’a geri döndü. Timur’un tekrar gelmesi üzerine, Osmanlılar‘a sığındı (1400). Timur Hanla Yıldırım Bayezid Hanın arasının açılmasına sebep oldu. Ankara Savaşı (1402) sonrasında Şam’a sığındı ise de,Timur Hanın baskısı ile Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf’la birlikte hapsolundu. İki sultan, hapiste dostluklarını ilerletip, ülkelerinin sınırlarını tespit ettiler. Serbest bırakıldıktan bir süre sonra Timur Hanın vefat etmesi (1405) üzerine çıkan karışıklıklardan istifadeyle, ülkelerine döndüler. Bir süre devam eden iki sultanın dostluğu, bir yaylak meselesinden dolayı bozuldu (1410). Yapılan savaş neticesinde Ahmed Celayir’i esir alan Kara Yusuf, onu çocukları ile birlikte öldürttü. Bağdat’ta Şah Mahmud adında bir çocuk, Celâyirli tahtına geçirildi ise de Karakoyunlular, Bağdat’ı da ele geçirip Celâyirli hâkimiyetini ortadan kaldırdılar (1411). Celâyirlilerin bir kolu, Irak-ı Arap’ta bir müddet hükümran olduysa da, Karakoyunlu istilası neticesi, hayatiyetleri sona erdi (1432). Devamını oku
Beridşahlar
Ekim 18, 2007 Berk Meral
Kategori Tarih
Yorumlar Kapalı
->
Hindistan’ın güneybatısında Bidar bölgesinde kurulan sultanlık.
Behmenîler Devletinin veziri olan Kasım Bey Beridü’l-Memalik ismindeki bir Türk Beyi tarafından kuruldu (1492). Başlangıçta göstermelik olarak Behmenilere tabi olan Beridşahlar, 1527 yılında bağımsızlıklarını ilan ettiler. Adını Kasım Beyin unvanından alan Beridşahlar Hanedanı, 1619 yılında Babür Sultanı Cihangir Şah tarafından ortadan kaldırılıncaya kadar, 127 sene hükümran oldu.
Behmenîler
Ekim 18, 2007 Berk Meral
Kategori Tarih
Yorumlar Kapalı
Hindistan’ın Dekken bölgesinde kurulan Müslüman-Türk Hanedanlığı.
Tuğluk-Türk sultanlarından Muhammed bin Tuğluk zamanında çıkan iç karışıklıklarda, Alaeddin Hasan Behmen Şah, Dekken bölgesinde bağımsızlığını ilan etti ve Gülberge şehrini payitaht (başkent) yaptı. Elinde bulunan toprakları; Gülberge, Devletabad, Elliçpur ve Birdar olmak üzere dört vilayete böldü. Bağımsızlığını ilan etmesine yardımcı olan beyleri, bu vilayetlere vali tayin etti.
Alaeddin Hasan’ın saltanatı, kurduğu düzeni kabul ettirmek için özellikle Hindulara karşı yapmak mecburiyetinde kaldığı seferlerle geçti. Devleti, Mısır’daki halife tarafından tanındı. 1358 senesinde, Gucerat’a karşı yaptığı seferde hastalanıp vefat etti. Yerine oğlu Muhammed geçti. Muhammed Şahın ilk işi, devlet ve ordu teşkilatını kurmak oldu. Devamını oku
Adilşahlar
Ekim 18, 2007 Berk Meral
Kategori Tarih
Yorumlar Kapalı
Hindistan’da Bicapur Devleti hükümdarlık ailesi.
Hanedanın ve devletin kurucusu olan Yusuf Adil, Behmenilerin hassa askerlerinden idi. Kabiliyetli olduğundan, İkinci Muhammed Şahın takdirini kazanarak yükseldi. Muhammed Şahın vefatından sonra, taht kavgalarından faydalanarak Bicapur’un idaresini eline geçirdi. Ailesiyle Bicapur’a gidip, 1490 senesinde Şah unvanını aldı ve bağımsızlığını ilan etti.
Dekken’de Behmeniler‘in yıkılmasıyla, Dekken devletleri denilen dört devlet ortaya çıkmıştı. Yusuf Adilşah bu devletlerle sık sık savaşlar yaptı. Ayrıca Hind Denizi ve Hindistan’da hakimiyet kurmak isteyen Portekizliler ile mücadele etti. Portekizlilerin sahile yerleşip üsler kurmasının önüne geçmek istedi. Fakat Portekizliler, Dekken devletleriyle olan mücadelelerden gereği gibi faydalanıp, sahilde üsler kurdular ve git gide kuvvetlendiler. Devamını oku
Abdaliye Devleti
Ekim 18, 2007 Berk Meral
Kategori Tarih
Yorumlar Kapalı
Afganistan’da Abdalî kabilesinin kurduğu devlet.
Aslen bir Türk boyu olan Abdalîler, Gazneliler zamanında Müslüman oldular. Uzun süre dağlarda yaşayan bu Türk boyu, Babürlüler Devleti ile Safevi Devleti‘nin arasının bozuk olduğu bir sırada, Tarnak ve Argandab vadilerine indiler. Bölgenin durumu itibariyle iki büyük devlet arasında yaşamalarına rağmen, kendi başlarına hareket ediyorlardı.
Bir süre sonra Herat eyaletinin yönetimini ele geçiren Abdalîler, üzerlerine gelen Safi Kuli Han komutasındaki İran ordusunu hezimete uğrattılar ve Nadir Şah devrine kadar bölgenin hakimi oldular. Nadir Şah, Safevi Devletini yıktıktan sonra, zamanın karışıklıklarından faydalanarak, Meşhed’i ele geçiren Abdalîleri yenilgiye uğrattı. Nadir Şah, Abdalîlerin askeri gücünden faydalanmak ve Gılzaler kabilesini kontrol altında tutmak için, onları Kandehar bölgesine yerleştirdi. Devamını oku
Safevî Devleti (Safevîler)
Ekim 18, 2007 Berk Meral
Kategori Tarih
Yorumlar Kapalı
On altı ile on sekizinci yüzyıllar arasında İran’da hüküm süren Türk hânedânı. Evliyanın büyüklerinden olan Şeyh Safiyyüddin Erdebilî’nin soyundan geldikleri için, Safevî ismiyle anıldılar.
Safevîlerin dedesi olan Safiyyüddin Erdebilî, 1252-1334 yılları arasında, Erdebil ve civarında yaşamış bir veliydi. Kendisi ve halifeleri zamanında, yolu, İran, Irak ve Andolu’da yayıldı. Osmanlı padişahlarının, Timur Han ve Akkoyunlular‘ın ilgi ve yakınlıklarını gördüler. Timur Han, Safiyyüddin Erdebilî’nin torunlarından Hoca Ali’ye Erdebil şehrini vermiş ve burada bağımsız hareket etme yetkisi tanımıştı. Anadolu’ya daha önceki devirlerde yerleşmiş olan Bâtınîler ve Timur Han tarafından Anadolu’dan götürülen Türkmenler, Safeviyye yolunun mensupları arasına girdiler. Bâtıniyye sapık fırkasının, Eshâb-ı kirâm (Hazret-i Peygamber’in arkadaşları) düşmanlığını esas alan fikirlerini, Safevîler arasında yaymaya başladılar. Hoca Ali’nin torunu olan Cüneyd’e de, Eshâb-ı kirâm düşmanlığını bulaştırdılar. Devamını oku
Akkoyunlular (Akkoyunlu Devleti)
Ekim 18, 2007 Berk Meral
Kategori Tarih
Yorumlar Kapalı
Akkoyunlu oymağının Doğu Anadolu’ya geliş tarihi hakkında güvenilir bilgiyi, Akkoyunlu hanedanının tarihi olan, Ebû Bekr-i Tihrânî’nin Kitâb-ı Diyarbekriyye’sinde bulmak mümkündür. Devletin kurucusu Karayülük Osman Bey’i, Bayındır Han vasıtasıyla, 52. göbekte Oğuz Han‘a bağlayan yazar, oymağın ilk önce XIII. asrın başlarında Doğu Anadolu’da göründüğünü, Moğol istilâsına karşı koyduklarını, giderek Diyarbekir havâlisine hâkim olup, bu arada Trabzon Rum Devleti’ne ve Gürcülere karşı da seferlere giriştiklerini kaydeder.
Konar-göçer bir Türkmen topluluğu olan Akkoyunlular’ın adlarının, besledikleri sürülerden verilmiş olması muhtemeldir. Çeşitli Farsça ve Arapça kaynaklar, Akkoyunlular’ın menşe’lerinden bilgi vermeksizin, Selçuklu ve Artuklu beylerinden olduklarını ifade etmelerine karşılık, yukarda zikredilen Akkoyunlu tarihi olan Kitab-ı Diyarbekriye’de, Akkoyunluların, Oğuz Han neslinden geldikleri belirtilmektedir. Devamını oku
Karakoyunlular (Karakoyunlu Devleti)
Ekim 18, 2007 Berk Meral
Kategori Tarih
Yorumlar Kapalı
On dördüncü asrın ikinci yarısında, Doğu Anadolu’da devlet kuran bir Türkmen hanedanı.
Karakoyunlu oymağı, Karakoyunlu devletinin çekirdeğini teşkil etmiştir. Sa’dlu, Baharlu, Duharlu, Karamanlu, Alpagut, Çakırlu, Ayunlu, Bayramlu, Ağaç-eri, Düğer ve Hacılu oymakları halkları da, Karakoyunlu Devletinin ahâlisiydi. Yaklaşık otuz bin çadırdan oluşan Karakoyunlular, Cengiz’in hücumu üzerine, Töre Bey idaresinde, Türkistan’dan Mâverâünnehir’e, oradan da İran yoluyla doğu Anadolu’ya göç etmişlerdi. Töre Bey, Kara Yusuf’un yedinci atası olup, Oğuz Han’ın torunlarından olduğu söylenirdi. Devamını oku
Eyyubîler Devleti
Ekim 18, 2007 Berk Meral
Kategori Tarih
Yorumlar Kapalı
(1171 – 1252) Ünlü kumandan ve siyaset adamı Selâhaddin Eyyûbî tarafından, Suriye, Filistin, Mısır ve Yemen’de kurulan devlet.
Hânedânın kurucusu olan Selâhaddin Eyyubî, Hazbanî kabilesine mensuptu. Ancak bu aile, uzun yıllar Türkler arasında bulunmuş ve tam manâsıyla Türkleşmişti. Selâhaddin Eyyubî, 1138’de çok sayıda askeri ile birlikte Musul Türk kumandanı Zengî bin Aksungur’un hizmetine girdi. Bu durumun akabinde Selâhaddin’in kardeşi Şirkûh da Zengî’nin oğlu Nureddin’in hizmetine girdi. Şirkûh, bu hizmetteyken, 1169’da Mısır’ın kontrolünü ele geçirdi ise de, çok geçmeden öldü ve onun halefi olarak yerine Selâhaddin geçti. Devamını oku
Mısır Memlûk Devleti (Memlûklar, Memluklar, Memluk Devleti)
Ekim 18, 2007 Berk Meral
Kategori Tarih
Yorumlar Kapalı
1250-1517 yılları arasında, Mısır ve Suriye dolaylarında hüküm süren devlet.
Memlûk, Arapça’da “köle” demektir. Hükümdar ve emirlerin muhafız birliklerine bağlı bu köleler, meziyetleri sayesinde, zamanla hizmetinde bulundukları devletlerde idarî kadroyu ele geçirmişlerdir. Kendi nüfuzlarını kuvvetlendirmek maksadıyla, İslâm tarihinde ilk defa memlûk (beyaz köle) kullananlar, Abbasî halîfeleri olmuştur. Abbasî ordusundaki Türk memlûkların sayısı, kısa bir süre içerisinde 35 bine ulaştı. Bu Türk askerleri sayesinde Abbasîler, dış tehlikelere başarıyla karşı koydular. Tolunoğulları ve İhşidîler devletlerinde de önemli bir yer tutan memlûk kuvvetlerinin sayısı, bilhassa Eyyûbîler döneminde fevkalade arttı. Bu devrede memlûkların eğitimi için, iki kışla tesis edildi. Kışlalardan biri Melik Sâlih Necmeddîn tarafından Kahire’de, Nil Nehri üzerinde bulunan Ravda Adasında kurulmuştu. Burada Kıpçak Türkü olan memlûklar, eğitim görürler ve kışlaları su ortasında olduğu için “Memâlik-i Bahriye” (Deniz Köleleri) veya “Memâlik-i Türkiye” adı ile anılırlardı. İkinci kışla ise, daha sonra, bizzat Memlûk Sultânı Melik Mansur Kalavun tarafından, yine Kahire’de, Kal’atü’l-Cebel denilen kalenin burçlarında kuruldu. Burada eğitim görenler, “Memâlik-i Burciyye” adıyla anılırlardı. Bunlar, daha çok, Kafkaslardan getirilen Çerkes köleler oldukları için, “Memâlik-i Çerâkise” diye de anıldılar. Memlûk Devletini, Bahrî Memlûkları kurduğu halde, daha sonra Burcî Memlûkları, idareyi ele geçirmişlerdir. Devamını oku