Efsane Geri mi Döndü??? Acaba!!! - Boston Celtics

Onur Özey

bostonceltics1.jpg Merhaba Arkadaşlar,

Basketbolla yakından ilgilenen arkadaşlarında bildiği gibi bu yaz NBA’in takaslar ve transferlerle oldukça hareketli geçtiğini söyleyebiliriz. Bu takaslarla ligin çehresi değişiyor, konferanslar arası dengeler yeniden kuruluyor ya da fark daha da açılıyor. Bu olayların arasında öyle biri oldu ki ligde dengeler çok önemli bir şekilde etkilendi ve belkide eski bir efsane geri döndü, yeni bir şampiyonluk adayı doğdu.

Olaya ta en başından başlamak istiyorum. Bildiğiniz üzere Boston Celtics NBA’in en başarılı ve en köklü takımı. Tam 16 şampiyonlukları var. Hall of Fame listesinde bir çok eski oyuncuları bulunmakta. NBA’de en büyük etkiyi bırakmış takım olarak onları gösterebiliriz. Ancak geçmişi başarılar ile dolu bu takım süper üçlüsünün(Chief Robert Parish, Kevin Mchale, Larry Bird) son şampiyonluğu olan 1986′dan beri başarıya hasretti. En son 2000′li yılların başında Paul Pierce ve Anthony Walker ile başarı kovalanmış ancak en fazla konferans finaline yükselebilmişlerdi. O yıllardan sonra herşey tersine gitmeye başladı. Anthony Walker takas edildi ve yeni kurulan takımın içerdeki ayağı kesildi yani takımın bütün yükü artık all-star swingmanleri Paul Pierce’ın omuzlarına biniyordu. Öncelikle gençleşme çalışmaları için draftlardan doğru yerlerde değerli oyuncular almak için takas çalışmalarına başlandı. Bu draftlarda kadroya Delonte West, Al Jefferson, Tony Allen, Gerald Green, Kendrick Perkins gibi genç yetenekler katıldı. Daha öncesinde şu anda all-star kalibresinde olan Joe Johnson’da Boston tarafından seçilmiştir. Ancak takaslar ile kendine yeni takımlarda şans bulmuştur.

paulpierce.jpgBunların hepsi olurken Paul Pierce giderek oyununu geliştiriyor, oyunu daha olgun bir hal almaya başlıyordu. Giderek her sezon istatistiklerini ilerletiyor ve iyiden iyiye takımın lideri rolünü benimsiyordu. Ancak zamanla bu genç kadro biraz tecrübesizliğin getirisiyle, biraz şansızlıkla ve birazda yönetimdeki hatalarlarla başarıya ulaşamıyor bu da Paul Pierce’ın sabrını giderek azaltıyor, başarıya olan açlığı onu artık birşeyler yapmaya zorluyordu. Önceleri Paul Pierce’ın takası konu edildi ancak yönetim Paul Pierce gibi Boston ile özdeşleşmiş ayrıca iyiden iyiye süperstar’a dönüşen bir oyuncuyu kaybetmeyi göze alamazdı. Bunu yapmak herşeye yeni baştan başlamakla eşdeğerdi.

İşte böyle bir ortamda 2006-2007 sezonunda yani malum Oden ve Durant’ın içinde olduğu draftın arifesinde Paul Pierce’ın sakatlığı ile birlikte yenilgiler üst üste gelmeye başladı. Hedeflerinden takım uzaklaşınca yakınlaştıkları hedefe gözlerini diktiler. Drafttan 1. yada 2. sıradan bir yer almak ve Oden yada Durant’tan birini draft sonrası kadroya katmak. Bunun için takım bütün sezon boyunca ligin dibine demir attı. Sadece ligin dibine tüple dalış yapan Memhpis’in galibiyet yüzdesi Boston’dan daha düşüktü. Bu da piyangoda en fazla topa sahip olan ikinci takım olmak demekti.

Ancak draftla ilgili yazımda da belirttiğim gibi herkes Spurs kadar şanslı olmuyor. Piyango çekildiğinde Boston umduğu yerden çok uzakta beşinci sıradan seçim noktasında kendini buluyordu. Bu her geçen gün veteran yıldızların kadroya katılmasını isteyen Paul Pierce’ı takımda tutmak için birşeyler yapılması gerektiği anlamına geliyordu.

rayallen.jpgBu sırada şansı dönen bir başka takımın şansının dönmesi Boston’un şansı oluyordu. Boston beşinci sıradan draft hakkını Jeff Green’den yana kullanıyor ve Jeff Green, Delonte West ve Wally Scherbiak üçlüsü Ray Allen ve çaylak Glen Davis karşılığında Seattle gönderiyordu. Böylece Paul Pierce’ın istediği birşeyler olmaya başlamıştı. Ama çoğunuzunda bildiği gibi bu olayların son noktası olmayacaktı.

Daha öncesinde Shawn Marion’ın takası için önemli yol katedilmiş ancak sonuç alınamamıştı. Ardından gelen Ray Allen takası Paul Pierce’ın istediği yönünde takımın şekilleneceğinin göstergesi olmuştu. Böle bir anda NBA’e gelen ilk liseli oyuncu olan, biraz daha takımda kalsa Timberwolves takım logosunda kurt yerine kendi resmine yer verilecek olan Kevin Garnett (2004 yılı MVP’si) bire yedi bir takasla Boston yolunu tutuyordu. Theo Ratliff, Sebastian Telfair, Gerald Green, Al Jefferson, Ryan Gomes ve iki draft hakkı karşılığında Kevin Garnett Boston’a gelmiş oldu. Böylece doğuda bir şampiyonluk adayı doğmuş oldu. Ayrıca sezon içinde Allen Iverson’ın takası ardından Greg Oden ve Kevin Durant’ın batıya gitmesi ile iyice ligde batıya kayan denge bir nebze olsun bu takaslar ile doğuya doğru kaydı. En azından artık doğuda bir tane daha şampiyonluk adayı var.

Önce olayların Boston için iyi olup olmadığını düşünelim. Drafttan seçim yapılsa yani daha doğrusu Greg Oden yada Kevin Durant’tan biri Boston’a gelmiş olsaydı bu takaslar gerçekleşmeyecekti. Takım zaten kadrosunda bulunan bu gençler ile yoluna devam edecekti. O zaman doğuda daha güçlenen ancak şampiyonluk adayı hala tam anlamı ile olmayan bir takım hüviyetine bürüneceklerdi. Eğer Kevin Garnett takası gerçekleşmese ve takım Paul Pierce, Ray Allen ve Al Jefferson üçlüsü üzerinden oynayacak olsaydı doğuda çok iyi işler çıkaracak ancak hala çokta güçlü olmayan bir takım olacaklardı. Yani lafın kısası yirmi seneyi aşkındır başarıya aç Boston taraftarlarını gerçekten ikna edebilecek olaylar ancak gerçekleşti.

kg.jpgBu üçlü 80′lerde başarılara ulaşmış Bird-Mchale-Parish üçlüsü ile çoktan karşılaştırılmaya başladı. Onlarda daha iyi olduklarını zannetmiyorum. Sonuçta bana kalırsa Larry Bird NBA’ e gelen oyuncularda en zirvede belkide ilk üçte(Jordan-Magic-Bird). Kevin Garnett’ın istatistiksel alanda olsun, oyun içerisinde olsun takımı için ne kadar faydalı bir oyuncu olduğunu biliyoruz. Ancak şu var ki bu bire yedilik takas Boston kadrosunu baya bi budadı. Budanan bu ağacın meyva verebilmesi için bakıma ihtiyacı var. Yani kısacası sadece üç yıldızdan oluşan gerisi olmayan, 9 kontratlı oyuncusu olan bir takımın başarılı olması biraz zor. 80′lerde Boston’da gerek ilk beşteki görev adamları olsun gerekse yedekten gelen oyuncular olsun hepsi tam bir bütünlü teşgil ediyordu. Yani başarı tam anlamı ile bir takım olmaktan geçiyor. Ben şu anki Boston kadrosunun 80′lerdekinden daha ii olduğunu düşünmüyorum. Bununla beraber Boston’u çok seven biri olmama rağmen şampiyonda olabileceklerini zannetmiyorum(Umarım beni yanıltırlar). Ben yazımı yazarken benche bir kaç takviye geldi Boston takımında. Scot Pollard ve Eddie House ile kontrat imzalamışlar. İkiside faydalı olabilecek, yedekten gelip iyi işler yapabilecek oyuncular. Bu arada bir yandan da Reggie Miller’ı basketbola dönmesi konusunda Boston yönetimi yokluyor. Ben pek döneceğini zannetmem ama hiç bellide olmaz. Ama olursa da bu iş Malone, Stockton, Barkley derken Elgin Baylor’a kadar gider. Belkide Garnett’ı eski takımına gönderen Mchale’de döner sahalara. Neyse işin şakasını bir yana bırakalım ve bakalım uzun zamandan beri derin bir uykuya çekilmiş olan efsane uyanabilecek mi? Bunu bekleyip, izleyip, göreceğiz.

Son olarak burdan en başta arkadaşım Mert olmak üzere bütün Minnesota camiasına başarılar diliyorum ve Garnett’ın gidişi konusunda da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bir dahaki yazımda görüşmek üzere, hoşçakalın…

Larry Bird+Kevin McHale+Robert Parish > Kevin Garnett+Paul Pierce+Ray Allen (Bence)

Spurs Forever

bigthree.jpg

Yazılardan Seçmeler

1 Yorum

emreAralık 12th, 2007 at 00:16

bence çok güzel bir haber nba yi çok sevdiğim için ilgimi çekti haberinizi tebrik ederim.kevın garnett bence en bomba oyuncu

Yorum yapabilirsin

Yorumun

Editörlerimiz yorumlarınızı inceleyip onayladıktan sonra yorumlarınız görünür hale gelecektir. Fazla uzun sürmese gerek :)
otel emlak in?aat tekstil Resources blogs Resources blogs Blogarama Resources Blogs gesundheit-entspannung Clicky Web Analytics Blog Toplist TopOfBlogs Blog Directory