Hayata Bakış
admin
->
Nasıl bir dünyada yaşıyoruz. Genç bir bilgisayar mühendisi adayı olarak dünyanın, gelecekte nasıl bir yaşamın insanlığı beklediğini merak ediyorum. Bilgi her geçen gün katlanarak artıyor. Ancak hayata baktığımda cahillerin sayısında bir eksilme göremiyorum. Tamam, belki okuma yazma oranı arttı ancak bu hiç birimizin yaşam kalitesini arttırmadı. Teknolojinin gün geçtikçe hızla ilerliyor olması insanların düşünme, üretme veya iletişimdeki yeteneklerini oldukça azalttığını görebiliriz. Sanat tarihlerine bakıldığında bu biraz daha kolay anlaşılabilir. Eskiye baktığımızda, tüm sanat akımlarının o günkü yaşam şartlarından etkilenerek yapıldığını görebiliriz. Ben çok sanatla ilgisi olan biri olmasam da bu konuda küçük bir fikrim var. Sinema, müzik veya televizyonda ekrana gelen yapıtların sanatsal değerlerinin oldukça düşük olduğunu düşünüyorum. Peki, bizi yansıtıyorlar mı? Bence esas sorulması gereken soru bu. Bizi yansıtıyorlar ya da biz onların yansıttıklarını yaşamaya başladık.
Takıldığım konulardan bir tanesi ise son zamanlarda herkes tarafından yapılan kötü espriler. Türkçede var olan eş anlamlı sözcükleri kullanarak yapılan, söylenenlerden farklı anlamlar çıkarmalardan bahsediyorum. Gazeteci dediğimiz, bir ülke için önemli olan insanların bile daha fazla kazanmak uğruna yaptıkları bu yanlış, bugün herkes tarafından yapılıyor. Karşımızda konuşan kişinin ne söylemek istediğini anlamamıza rağmen başka anlamlar çıkarmaya çalışmak çok yanlış ve etik olmayan bir davranış diye düşünüyorum.
Eğitim şeklimizi de hatalı buluyorum. Bizi oyalamak için koyulmuş hayatımızı geciktiren yıllardan bahsediyorum. Bugün mezun olurken bizim herhangi bir alanda profesyonel olmamamız bence düşündürücü. Burada sistemimizin hatası olduğu kadar rahatlığa düşkün bir toplum olmamızdan da kaynaklanıyor. Bu kısır döngü için söylenmesi gereken ya da düzeltilmesi gereken çok şey var.
Yine müzikten bahsederek başka bir konuyu anlatacağım. Çok tutan şarkılara bir bakalım. Dikkatli baktığımızda en çok bizi etkileyen parçalar hep ayrılıktan söz ediyor. Sinemada da bu aynıdır. Artık aşklar değil ayrılıklar mı keyif veriyor? Peki, bizim büyük aşklarımıza ne oldu. Yoksa bu aşklar hiç yok muydu? Peki, bu insanlığın geleceğine ne kadar etkisi olacak.
Birazda kendi işimi eleştirmek istiyorum. Teknoloji üzerine yapılan tüm çalışmaların temel nedeni, insan hayatını kolaylaştırmak. Ama biz kolaylaştırdıkça tembel, çalışmayı sevmeyen bir toplum yaratıyoruz. Bu çerçevede bakıldığında suçlu biziz. Ancak unutulmamalıdır ki, hedef olan hayatı kolaylaştırma, insanların çalışmaktan kaçması için değil, daha hızlı yol alabilmesi ve gereksiz işler yerine kendilerine zaman ayırabilmesi içindir.
Gelecek için ise çevre kirliliği, insanların yozlaşması, dünyayı yönetenlerin bugünü sömürerek yarınımızı elimizden almaları gibi faktörlerden dolayı pek hoş görmüyorum.
Yapılması gereken şey ise çok basittir. Herkes kendi evinin önünü süpürsün. Yani başkasının yaptıklarını eleştirmek yerine, önce kendi işimizi en iyi, en doğru şekilde yapmaya çalışalım. Kabul etmelidir ki, şuan yapılabilecek en doğru iş bu olur.
Özür: bu yazıda yaptığım dilbilgisi ve anlam hatalarından dolayı özür dilerim. Yazmak benim işim olmasa da kendi dünyamda gördüklerimi anlatmaya çalıştım. Tüm okuyanlara teşekkür ederim.
Özgür AYBERK
Mailleriniz için: ozgurayberk@gmail.com
Hata mata yok sevgili özgür arkadaşım gayet güzel yazı olmuş eline sağlık. İdealist yazılarının devamını bekliyoruz
şu konuda destekçiyim mezun olurken uzman olacağımıza sudan çıkmış balık oluyoruz.insanların davranışları konuşmlaarı git gide kalitesini kaybediyor.teknolojiler yanlış ve amaçsız kullanıyor.çok güzel konulara değinmişsin teşkkürler
Güzel yazı olmuş Özgür , eline sağlık. Bu güzel paylaşımlarının devamını bekliyoruz.
Okuma yazma oranı artmasına rağmen bi değişiklik olmaması gayet doğal çünkü toplum hala aynı düzeyde yetkin, etkili bireylerden oluşuyor. İnsan doğası hatanın temelini oluşturur. Bu hataların sonrasında etrafımızdaki doğa ile etkileşimimiz sonucu çıkarsamalar yapabilir ya da büyük sorunlar ile karşılaşabiliriz ki bu sorunlar insanlığın gelişimini daim kılar. Bu noktada arkadaşımıza gerçekten katılıyorum. Herkes kendi içindeki aydınlanmayı gerçekleştirse sorunların minimize edildiği, çok daha gelişmiş bir toplum olabiliriz. Bu bütün dünya halkları için geçerli. Ancak insanların bir bütün halinde böyle bir aydınlanmaya yürümesi insanlığın başına büyük bir felaket gelmedikçe gerçekleşmeyecek gibi duruyor.
Yazı gerçekten çok güzel. Böyle dünya görüşüne sahip, özellikle de meslektaşım olan insanların varlığını bilmek oldukça sevindirici. Yazılarının devamını bekliyoruz.