Her rüya biter bir anda
Onur Özey
->
İnsan bazen uykudan kalkınca biraz daha uyumak ister. Hafiften içi geçer bir anda ve gerçekten uyanana kadar geçen ufacık süreye bazen sığar çok büyük rüyalar. Neticede rüya denen şey 2 – 3 saniye değil mi? Biter yani sonunda elbet bir anda. Houston da gördü böle bir rüya hem de hiçbir takımın görüp de uyanmak istemeyeceği türden.
Önce ön bilgi olarak Houston un bu seride alt ettiği takımların bir listesini çıkaralım.
Golden State Warriors 111 – 107
Indiana Pacers(d) 106 – 103
Milwaukee Bucks(d) 91 – 83
Minnesota Timberwolves(d) 92 – 86
Cleveland Cavaliers 92 – 77
Atlanta Hawks 108 – 89
Portland Trailblazers 95 – 83
Sacramento Kings 89 – 87
Cleveland Cavaliers(d) 93 – 85
Miami Heat 112 – 100
New Orleans Hornets(d) 100 – 80
Chicago Bulls 110 – 97
Washington Wizards 94 – 69
Memphis Grizzlers 116 – 95
Denver Nuggets 103 – 89
Indiana Pacers 117 – 99
Dallas Mavericks(d) 113 – 98
New Orleans Hornets 106 – 98
New Jersey Nets 91 – 73
Atlanta Hawks(d) 83 – 75
Charlotte Bobcats 89 – 80
Los Angeles Lakers 104 – 92
Bu maçların yer aldığı süre yaklaşık olarak iki aya tekabül ediyor. Bu Nba gibi 48 dakikalık maçların oynandığı yüksek tempolu basketbolun hakim olduğu bir arenada hiçte kolay yapılabilecek bir şey değil. Zaten şu haliyle Houston Rockets Nba tarihindeki en uzun ikinci galibiyet serisine sahip olmuş oldu. Daha önceki en uzun ikinci seri 20 maç ile Oscar Robertson ve Karem Abdul Cabbar lı şampiyon olan Milwaukee Bucks takımınındı. Birinci derece(33) ise bir maçta en çok atılan sayı rekoruna(100) sahip olan Wilt Chamberlain li Los Angeles Lakers ın idi. Bu takımlar dönemlerinin en dominant takımlarıydı ve şampiyon olmuşlardı. Ama Houston un adı bu seriyi yakalamadan önce hiç şampiyon adayları arasında geçmiyordu. Şöyle bir gerçekte var ki hala şampiyonluk adayı olarak gösterilmiyor. Bu onları da daha önce böyle seriler yakalayan takımlardan daha farklı bir yere koyuyor. İşte bende yazımda genel olarak olaya bu yönden bir yaklaşacağım.
Üst paragrafta da dediğim gibi Houston sezon başında da gerçek bir şampiyonluk adayı olarak gösterilmiyordu. Muhtemelen 4 ile 8 sıra arasından playoff yapacak bir takım olarak gösteriliyordu. Belki sezon sonunda da oralarda olacaklar ama şöyle bir gerçek var ki bu dönemde oynadıkları basketbol bütün herkes tarafından saygı gördü. Aslında bu tür bir değişikliğin başladığının sinyalleri sezon başında verilmişti. Takımın playoff ilk turunda elenmesinden sonra koç değişikliğine gidilmiş, takımın başına Rick Adelman getirilmişti. Rick Adelman takımlarına genellikle yarı sahada pasa dayalı uzunların üzerinden kurulu hücum sistemleri oynatıyordu. Genelde bu yüzdende takımları hücumdaki başarıları ile anılırdı. Ancak Houston daha önceki sezonlarda hücumdan ziyade oyunun savunma yanında başarılı olan bir takımdı. Bu da alışma sürecinin sanki biraz daha sorunlu geçeceğini gösteriyordu. Ama belki de bu durum onlar için bulunmaz fırsattı. Zaten savunma bilinci üst düzey olan bir takıma çok iyi bir hücum yapısı monte etmek. Belki de birçok takımın arayıp da bulamadığı şey. Böylece takım savunmada kendini hissettiren ve iyi hücum eden bir hüviyete bürünmüştü.
Takım oyuncu bazında yeni ilaveler ile daha iyi bir yere geldi aynı zamanda. Sezon başında San Antonio Spurs ten draft hakları alınan tecrübeli çaylak uzun forvet Luis Scola takımın 4 numaradaki eksikliğini zaman içinde sisteme alışarak gidermeyi başardı. Bunların yanında takımın eski yıldızı Steve Francis kadroya katıldı. Ancak ondan bir verim alınamadı. Takımda zaten var olan oyunculara Scola harici patlayıcı özelliği ile bu seride önemli işler yapan Carl Landry ve oyun kurucu Mike James katıldı. Artık böle bir kadroya sahip olunduktan sonra tek olması gereken şey takım kimyasıydı. Zaman içinde süre alsa da sorun çıkaran Bonzi Wells ve Mike James sürelerini kaybettiler. Steve Francis bu süreçte zaten kadroda değildi. Takas döneminin son gününde de Houston bir hamle yaparak kullanmadığı iki oyuncu Mike James ve Bonzi Wells karşılığında New Orleans Hornets tan Bobby Jackson ı aldı. Böylece Adelman ın sisteminde daha önce başarılı olmuş bir gard rotasyona katılmış oldu. Aynı zamanda hiç süre bulamayan Kirk Snyder karşılığında Minnesota Timberwolves tan bir önceki sezonun smaç şampiyonu Gerald Green takıma katıldı anca onunda Houston macerası fazla uzun sürmedi ve kontratı satın alınıp serbest bırakıldı. Bu hamleler Houston rotasyonunun son haline gelmesini sağlamış oldu.
Seri başladığında iki yıldızı da sahada olan Houston 12. maçta Yao Ming i sezon sonuna kadar(playofflar da dahil) kaybetti. Bu sakatlık onların bu serisinin daha fazla devam edemeyeceği olarak gösterildi. Ancak özellikle Tracy Mcgrady ve Rafer Alston un hücumda Shane Battier ve Luis Scola nın savunmada ki başarılı performansları ile Dikembe Mutombo, Bobby Jackson gibi veteranların yanında Carl Landry, Chuck Hayes ve Luther Head gibi genç isimlerin katkıları takım bu seriyi yakaladı. Bu dönemde hücumda tam bir paylaşım içinde olan Houston takım olmanın ne demek olduğunu gösterdi. Öyle ki bazı maçlarda belli sürelerle takımın en uzun oyuncusu olarak sahada Shane Battier vardı. Böyle bir takım elbet böyle bir başarı ve özveri sonrası bütün basketbol severler tarafından saygı gördü ve takdir edildi ki en iyi ikinci seri rekorunu da geliştirerek adlarını tarih sayfalarına yazdırdılar. Ama bundan sonrası onlar için hiçte kolay olmayacaktır. Artık batının zirvesindeler ve her takım onları hedef olarak görecektir. Büyük ihtimalle sezonu şu anda bulundukları yerde bitiremeyeceklerdir. Ama ne olursa olsun onlar birçok basketbol severin gönlünde yer etti bile çoktan. Bakalım zaman Houston için neler gösterecek.
Bir daha ki yazıda görüşmek üzere…
SPURS FOREVER
Lakers ıda serinin içine katmaları hakkaten sürpriz oldu ama seriyi taçlandıranda bir maç oldu kanımca. Ayrıca Yaoda yoktu, acaba olsaydı seri dahamı uzardı, yoksa dahamı kısa olurdu aslında diyede sana bir soru sormuş bulunayım(Gerald Green hakkat mal gibi ortadamı kaldı ya ühüüü!)
Önce Gerald Green den bahsedecek olursam hakkaten mal gibi ortada kaldı. Eğer basketbol kimliğinide bulamazsa salak bir gm çıkmazsa kariyerine NBA dışında bir yerde devam eder. Asıl soruna gelecek olursak orda biraz durmak gerekiyor. Şöyleki Yao gittikten sonra daha aktif ve akıcı bir hücum sergilediler. Daha çok sayı attılar. Ama sırf bu yüzden Yao yu dışlamakta yanlış olur. Sonuçta o bu takımın savunmasının temel direği ve 22 sayı 10.8 ribaund 2 blok 2.3 asist oynuyor. Yani ligdeki saf 3-5 pivottan biri belkide şu anda en önemli ve dominant olanı. O yüzden bu seri o olsa ne olurdu kestirmek çok güç ancak onun kaybı takımın geri kalanının dahada sıkı kenetlenmesini sağladı bu da yadsınılmayacak bir gerçek.
Ben birde şöyle düşündüm, belki Yao olsaydı seri daha kısa olabilirdi ama playofflara gelince Yaosuz Houston çok zorlanacaktır.
Dediğim gibi oyunun iki alanına da önemli etki yapan bir oyuncudan söz ediyorsak senin dediğin kadar kolay olay kestirip atılamaz. Playofflara gelince oyunun daha yavaşladığı ve savunmanın öneminin arttığı bir yerde Yao çok büyük değer. Onun kaybı onları çok zorlayacaktır. Unutmayalım Phoneix bu yüzden sistemine kıyıp Shaq ı aldı.