Mutluluk…
Sevcan Elif Akbaş
->
Şimdilerde tarifi olmayan bir mutlulukla yaşıyorum…
Nefes bile almaktan mutluluk duyabiliyormuş insan… Bir nefes kadar yakın bize mutluluk… Yeter ki mutlu olmayı bilelim… Mutluluk; sevgiliden gelen bir çiçek olmamalı yada piyangodan çıkan para olmamalı hayatınızda…Sevginizin var olduğunu bilmek bile mutlu olmak için yetebilmeli bize…
Bir aileniz olduğu için mutlu olabilirsiniz. Ailesi Olmayan Okadar çok insan varki…
Mesela; akşam eve gittiğimde annemin ‘ Hoşgeldin Kızım’ diyerek sarılması , öpmesi, dedemin ‘evin civcivi gelmiş’ demesi, bile beni mutlu ediyor son zamanlarda… Kimi zaman hıçkırarak ağladığım anlarda bile mutlu olabiliyorum. Ağlarken yüzümde tebessüm oluşturabiliyorum… Nasıl mı? En basit örneği biri size’ neden ağlıyorsun’ diye sorabiliyor. Yani biri sizinle ilgileniyor. Derdinizi dinleyebiliyor… Bu bile mutlu olmak için yeterli olmalı insana!
Yada işinizde çok büyük bir hata yaptınız… Telafisi olmayan hiçbir hata yoktur hayatta diyerek, yeniden o büyük hatayı yapmayacağınız için bile mutlu olabilirsiniz :) Çünkü insanlar hata yapmadan doğruyu öğrenemez… Hata yapmamayı öğrenemez… Bir çoğumuz ümitsizliğe düşer o kötü anın (yaşadığı herneyse), etkisinde sürüklenir gider.
Bırakın herşeyi o anda bırakın… Bırakmadığınız sürece mutsuzluğa mahkumsunuz…
Sevgiliniz terk mi ettin? Ederse etsin…! ‘Ben daha iyi insanlara layıkmışım bilemedi kıymetimi’ diyip bide üstüne mutlu olun… Terk eden mutsuzluğa mahkumdur! Ama onun bıraktıklarıyla yaşamayın.
Zaman Değerin! bu lafı daha önce bir yazımdada yazmıştım. Zamanını mutsuz olmakla geçirme! Sen doğru olduğun sürece mutluluk hep senin
YETER Kİ MUTLU OLMAYI BİL…