Müzik ile kalın…
İskender Irmak
->
Allahtan siteyi gezmeden bu makaleyi kaleme almışım.(Sevcan biraz yok yalan söylemeyeceğim çok üzdü.Yok sen üzülme SEVCAN,cok sevdiğim canımdan cok sevdiğim bir insanı hatırlattın.Ama öldü işte.)Konumuz, yaz mevsiminde müzik marketlerin ve hatta benzin istasyonlarının CD reyonları yeni çıkan albümlerle dolup taştı. Bu hikayede ağustos böceği ve karınca diyaloğu tersine işliyor; korsan ve mp3’den bir hayli zarar gören müzik sektörü adeta ‘biz albüm yapmaktan yılmayacağız’ tavrı sergilemekte…böyle de olmalı.
Müzikseverler tarafından baktığımda yeni çıkan her albüme sahip olma isteğinin ekonomik açıdan zorlayıcı olduğu da gün gibi aşikar…Tabii ki şarkı bazında düşünüldüğünde her şarkı için sadece 1 YTL ödenmiş oluyor ve bu da bir şarkıya emeği geçenler ve şarkının oluşma sürecinde yapılanlar göz önüne alındığında çok değil komik ötesi bir rakam. Düşünsenize bir şarkı için söz yazılıyor, müzik yazılıyor, biri onu dinlenir hale getirmek için aranje ediyor, en az dört beş müzisyen enstrümanlarıyla eşlik ediyor ve bütün bunların kaydedilebilmesi için son derece pahalı aletlerin kullanıldığı bir stüdyo kiralanılıyor…(Eğer bu şarkıyı mp3 olarak indirmezseniz birde baskı için CD materyaline ihtiyaç var…o kaplanacak…marketlere kadar taşınacak vs.)
Eeeeee ….şimdi bir şarkı için verilecek 1 YTL az mı, çok mu, az ötesi az mı…varın bir düşünün.
“Bir albümde 1 ya da 2 güzel şarkı oluyor” diyenleri duyuyor gibiyim. Ben de onlara “yasal mp3 siteleri ne güne duruyor” diyorum.
Şarkısız, şiirsiz, filmsiz, romansız, hikayesiz bir hayat olmaz, olamaz; ’acaba nasıl olur’ diye akıldan bile geçmemesi lazım.. Güneş tutulmasını görenler (ya da o anı tahmin edenler) bilsinler ki hayat hep karanlık olur.
Henüz dün bir müzik marketteydim ve birbirinden iddialı bir çok sanatcının cd’sine rastladım.
Bir an için şöyle düşünün, harika bir mevsimdesiniz, denize giriyor, güneşleniyor, sahilde yürüyorsunuz, akşam üstleri balkonda ya da bir kafede oturuyorsunuz, etrafta rengarenk kıyafetler uçuşuyor, dondurmalar satılıyor vs……Şimdi bütün bu görüntülerden müzik’i çıkarın, etraftan hiç müzik sesi gelmesin………………..ne oldu?
Gerçek iç sesi ile konuşanlar şunu söylemeli: ‘gördüklerim ve algıladıklarımda bir şey ama çok önemli bir şey eksik, bu kadar da cıvıl cıvıl değil hayat’
Kimseye tavsiyede bulunmayacağım, herkes dilediği gibi davransın…sadece karanlıkta ya da aydınlıkta kalma olasılıklarını iyice hesap ederek…Özgürlük kendi karanlığını ya da aydınlığını yaşatabilir insana, bu sadece ve sadece insanın kendi elindedir… şimdi dilediğiniz gibi kullanın özgürlüğünüzü.
Yaz albümlerinin hepsini birden anlatmayacağım ama haftaya temsilen bir tanesinden bahsetmek istiyorum…müzik ile kalın.Eyvallah.
Not:Sevcan benim için üzülmeni istemem.Hayat…
İskender IRMAK