NBA şöle bi bakış - 1
Onur Özey
->
Biraz yazı aralığı uzun oldu ama uzun olması yazılacak şeyleri bollaştırdı. Bu sefer biraz şekil değiştirip takım takım hepsi hakkında birer ikişer yazmayı uygun gördüm. Hadi bakalım sezon başından beri neler olmuş.
Atlanta Hawks 15-14
Genç bir takım olan Hawks için eğer point guard sorununa bir çözüm bulunulabilirse çok potansiyelli olan bu takımın başarılı sonuçlar alabileceği söyleniyordu. Biraz doğunun zayıflığı, birazda Johnson ların başarılı performansı onları doğuda hatırı sayılır bir yerde bulunduruyor. Joe Smith in Kirilenko vari performansları dikkat çekerken, Al Horford un da Tj Ford olayına kadar NBA e ne kadar hazır bir oyuncu olduğu söyleniyordu. Ancak bu olay onun biraz daha geriye çekilmesine sebep oldu.
Boston Celtics 27-3
Denecek fazla bir şeyde yok aslında. Big Three işlerini tam anlamı ile yerine getiriyor. Onların yanında zaman zaman iyi performanslar sergileyen bir oyun kurucu ve pivot görevlerini olabilecek en iyi şekilde yerlerine getiriyor. James Posey için cuk oturdu diyebiliriz. Diğer yedeklerden ise arada kayda değer performanslar izleyebiliyoruz. Eğer herhangi bir sakatlık olmazsa Boston’un bu sene normal sezonu birinci bitirme ihtimali bence çok yüksek. Playoff için konuşmak ise çok erken. İzleyip göreceğiz.
Charlotte Bobcats 11-19
Genç Charlotte için bu sezon en önemli sorun pota altı idi şu ana kadar. Sean May in sakatlığı, Jake Voskull un takımdan ayrılması ile zaten baltalanan uzun rotasyonu iyice zor durumdaydı. Primoz Brezec ve Walter Hermann karşılığında Detroit Pistons’tan Nazr Muhammed kadroya eklendi. Bu hamle Bobcats’in yapılanmasına bir balta gibi gelebilir ama takımın uzun oyuncu ihtiyacı o kadar fazlaydı ki bunu yapmak zorunda kaldılar. Bobcats ilk beşindeki oyuncular gayet iyi denilebilir. Jason Richardson ve Gerald Wallace ile korkutucu kanatlara sahip olan Bobcats hala potansiyelini tam anlamı ile sahaya koyamamış durumda. Zamanla bu gerçekleşecektir. Çaylak bir koç ve çaylak bir takım olarak tanımlayabileceğimiz Bobcats te Jeff McInnis geçimişine tam ters bir sezon geçirmekte(gayet sakin şimdilik).
Chicago Bulls 12-19
Doğunun en potansiyelli ve genç kadrosu olan Chicago geçen sezon playofflar da neler yapabileceklerini gösterdiler. Ancak bu sezon başında yer alan Kobe takası dedikoduları takım üzerinde çok kötü bir etki yarattı. Bütün oyuncular sanki oyun kimliklerini kaybetmiş gibiydi. En iyi olduğu yanı savunma olan bir takımda da bu başarısızlık demekti elbet. Başka bir takım olsa bu kadar etkilenmeyebilirdi. Ancak bu takım çok genç ve etkilenmeleri gayet normal bence. Bu kötü başlangıç sonrası çıkış olarak Scott Skilles’ın işine son verildi ve asistan koç takımın baş antrenörlüğüne getirildi. Ben Gordon’ın yedekten oyuna girme sistemine geri dönülmesi ile takım yeniden bir toparlanma dönemine girdi ve galibiyetler almaya başladı. Bu kötü dönemde çok şeyler beklenen çaylak Joakim Noah’ın pek bir şeyler sergileyemediğini söyleyebiliriz. Bakalım zaman Chicago için neler gösterecek.
Geçen sezonun finalisti sezona çokta iyi başlamadı diyebiliriz. Leborn James sezona fırtına gibi girdi ama bir süre sakatlıktan dolayı oynayamadı ve bu süreçte takım iyice dibe vurdu diyebiliriz. James geldikten sonra takım biraz toparlanmaya başlasa bile Varejao saha içindeki gibi saha dışında da çatrafilli işlere bulaşınca Cleveland biraz basketboldan uzaklaştı diyebiliriz. Anderson Varejao offseason da kendine daha önce önerilende çok daha az bir miktara Cleveland ile anlaştı. Etme bulma dünyası diyebiliriz. En son olarak Cleveland’ın daha iyi yerlere gelebilmesi için oyun kurucu sorununa çözüm bulmasının gerektiğini tekrar edebilirim.

Valla yazılarını okurken hakkaten zevk alıyorum, nba bilgin olabilir ama bunu böyle güzel anlatmak, işte beni ilgilendiren kısmı bu. Yazılarının devamını bekliyoruz.