Ortalık Toz Duman (NBA) – Central Division
Onur
->
Batıda güneybatı grubu ne kadar güçlü takımlara ev sahipliği yapıyorsa bunun aynısını doğuda merkez grubu gerçekleştiriyor. Lebron James’in lige gelmesiyle birlikte çıkışa geçen Cleveland Cavaliers, takım oyunun önemini herkese bir daha anlatan kötü çocuklar Detroit Pistons(eski havaları kalmasa bile), Michael Jordan’ın bir zamanlar efsaneler yarattığı Chicago Bulls, Reggie Miller’ın mabedi Indiana Pacers ve tabi kide Milwaukee Bucks.

CHICAGO BULLS
Playofflara doğru Derrick Rose önderliğinde şahlanan Chicago yaptığı takasın rüzgarını arkasına alarak fırtına gibi esmeye başlamıştı. Sonuncu sırayı onlar mı alacak derken bir baktık ki sonuncu bilet onlar değil, yıkım aşamasındaki Pistons aldı. Böylece Chicago normal sezonun en iyi takımı olarak gözüken Cavaliers ile değil Boston Celtics ile eşleşmiş oldu. Oynadığı mücadeleci basketbol ile göz dolduran genç Chicago takımı bir önceki senenin şampiyonuna zor anlar yaşatsa da Rajon Rondo‘nun insan üstü mücadelesine karşı koyamadı ve elendi.
Yapılan son takasla takımdaki rotasyon bir şekilde yerine oturtularak playoff döneminde sağlanan başarı takımın yaz döneminde hareketsiz olmasında en büyük etkendi. Kirk Hinrich‘in adı her ne kadar bir çok takımla takas dedikodusunda ye alsada 2010 planları yapan bir çok takım Hinrich’in yüklü ve uzun kontratını almaya yanaşmadı. Bu takımlar arasında belkide onu almaya en yakın takım Portland Trailblazers‘da yaz döneminde kötü sayılabilecek hamleler yapınca Hinrich’in takasının şu anda bir süreliğine askında kaldığını söyleyebiliriz. Aynı anda Carlos Boozer ile Chicago’nun ismi birçok defa anıldı ancak henüz bu konuda bir gelişme olmadığı kesin. Aynı zaman aralığında forvet Tim Thomas‘ın da kontratına son verildi. New Orleans Hornets‘ın muhteşem sezonunda altıncı adam olarak büyük işler başarıp, geçtiğimiz sezonu Avrupa’da geçiren Jannero Pargo takıma dahil oldu.
Derrick Rose’un bu takımın lider oyuncusu olarak yola devam edeceği geçtiğimiz playofflardaki başarısı ile tescillenmiş oldu. O ve Luol Deng eksenli bir takım kurulmaya çalışılacaktır. Bu ikilinin yanında Joakim Noah ve Tyrus Thomas oldukça iyi tamamlayıcılar olarak durmakta ve takas ylu ile önemli bir pota altı skoreri kadroya dahil edilmediği sürece yerlerini koruyacaktırlar. Takastan gelen Brad Miller‘ın kontratının bu sene bitiyor olması onu 2010 planları yapan kulüpler için cazip bir oyuncu haline getirsede takımda asıl yükün oluştuğu Kirk Hinrich’in takımdan ayrılması için an meselesi diyebiliriz. Tam bir iki numara olmayan John Salmons‘unda böyle bir durum nasıl bir katkı vereceği merak konusu haline geldi.

CLEVELAND CAVALIERS
Geçtiğimiz normal sezonun birincisi playofflarda da büyük beklenti içinde olunan ve ilk iki rakibi Detroit Pistons ve Atlanta Hawks‘ı süpüren Cleveland Cavaliers herkesi gözünü tam korkutmuştu ki sistemlerine inanan, doğru basketbol için çaba gösteren bir önceki sezonun şampiyonunu eleyip gelen Orlando Magic onları resmen sersemletti ve daha ne olduğunu anlamadan Cleveland civarı için playoffu beklediklerin daha erken bitirdiler.
Takımların bu tip spor dallarında bir süreklilik sağlayamaması normal görülebilecek bir şey ancak playoff da ilk iki turda hiç bir direniş görmeden konferans finaline gelip orda da hiçbir direniş gösteremeden elenmeleri onların sonunu getirdi diyebilir. Bu sezon için akılllarında olan planlar böylece yatmış oldu ve bu da onların yaz sezonunda hareketlenmelerine sebep oldu. Bir çok takım Cleveland’ın süperstarı Lebron James ile ilgili gelecek planları yaparken onlarda bu sezon kurdukları yap ile şampiyonluğa ulaşıp, yıldızları ile kontrat uzatmayı umuyorlardı ancak beklentileri Orlando engeline takıldı diyebiliriz.
Öncelikli takımın eksiği olarak gözüken üç sayı tehditi konusunu bir önceki sezon Mo Williams‘ı alarak kapatmış gibi duruyorlardı ancak Orlando serisinde görüldüğü gibi Dwight Howard tarzında br oyuncuyu ne tutabilecek ne de öyle bir pota altı savunmasına karşı içerden skor üretebilecek opsiyona sahip değiller. Bu eksikliği giderebilmek için Shaquille O’neal’i Phoenix Suns‘tan Ben Wallace, Sasha Pavlovic ve draft hakkı karşılığında aldılar. Verim alamadıkları iki oyuncuyu vererek kontratı bu sene sonunda bitecek olan kariyeri başarılarla dolu bir Nba efsanesini kadrolarına kattılar. Bu denemenin tutup tutmayacağı Shaq’ın ne yapmak istediğine değil, mevcut Cavaliers oyuncularının bu hamleye göstereceği tepkiye bağlı. Bunuda zaman içinde normal sezonda maçlar başladığında göreceğiz. Bu önemli hamlenin yanında yaptıkları diğer nispeten ufak hamlelerle kadrolarına derinlik kattılar. Başarılı yapıyı korumak için hak ettiği standartların üzerinde bir kontrat vererek Anderson Varejao‘yu takımda tuttular. Bunun ardından serbest oyuncu piyasasından Jamario Moon ve Anthony Parker ile anlaşarak benche derinlik getirdiler.
Son bir kaç hamle ile veteran minimum düzeyinde tecrübeli oyuncular katarak kadrolarını güçlendirebilirler. Bununla birlikte Zydrunas Ilgauskas‘ın yedekten geldiğinde verebileceği verim kafalarda soru işaretleri oluşturabilir ve şampiyonluk yolunda başka hamleler yapma gereği duyarlarsa ilk kullanacakları kontrat Ilgauskas’ın ki olacaktır.

DETROIT PISTONS
2003 senesinde başlayan doğu finalleri süreci 2004 teki şampiyonluk, 2005 teki final ile şahlanıp 2009 playofflarında son buldu. Bir önceki senenin doğu finalisti Pistons yaşlanan çekirdek kadroyu tesfiye etmeye başladı. Önce sezon başında daha beş senelik kontratı bulunan geminin kaptanı Chauncy Billups, Allen Iverson takası ile Denver yolunu tuttu. Bu yıkımın başlangıcıydı. İlk turda Cleveland Cavaliers’a elenerek doğu finallerinden uzak kalmak bardağın taştığı son damla oldu.
Riski pek gözükmeyen Iverson hamlesi biraz diğer oyuncuların yapısı birazda Iverson’ın egoist basketbol kişiliğini geride bırakıp gerçekleri görememesinden ötürü başarılı olduğu söylenemez. Bu hamle bozulan yapı Rasheed Wallace ve Antonio McDyess‘ın takımdan ayrılması ile hız kazandı ve bu sayede takımın hareket alanı oldukça genişledi. Başkan Joe Dumars 2010 beklentileri içine girmeden bu yazın serbest oyuncuları arasından tercihlerini yaparak onları Motown a getirdi. Ben Gordon, Charlie Villanueva ve Chris Wilcox takıma katıldılar. Bunun yanında Arron Afflalo ve Walter Shape Denver Nuggets‘a gönderilirken, Amir Johnson Fabricio Oberto karşılığında Milwaukee Bucks’a gönderildi. Bu takaslar ile Detroit’in yeniden yapılanmaya ne kadar radikal bir şekilde rahatlıkla anlayabiliriz.
Bir çok takımın aksine potansiyeli belli olmayan drafttan gelen oyunculara bel bağlamaktansa potansiyeli belli bir seviyeye ulaşmış, belli başarlara ulaşmış oyuncular ile iskelet kadroyu oluşturup buna draftlar ve takaslar yolu ile kadroyu güçlendirme yoluna giden Detroit için bir sonraki adım büyük ihtimalle Richard Hamilton takası olacaktır. Hem pozison hemde oyun stili olarak benzerlikler taşıyan Ben Gordon ile Richard Hamilton’ın arasındaki tercihin kimden yana olacağını pek düşünmeye gerek yok. Zamanla onlarında adı Boozer ile geçsede bu konuda henüz net birşey yok ancak zaman içerisinde Detroit’in kadrosuna bir pota altı skoreri katma çabasının olacağı kesin gibi gözüküyor.

INDIANA PACERS
Detroit’in kine benzer bir yeniden yapılanma sürecide Indiana Pacers‘da gerçekleşiyor. Ancak Detroit’in aksine kontrat sorunları ile uğraşan Indiana biraz daha drafttan gelen oyuncuların yapacaklarına bel bağlamış gibi gözüküyor. Brandon Rush, Roy Hibbert ve Tyler Hansbrough bu yapılanmanın potansiyelini oluştururken Danny Granger bu gençlerin saha içi liderliğini yürütüyor.
Takımın sahip olduğu kontratlar onların hareketlerini oldukça kısıtlıyor. Troy Murphy, Mike Dunleavy ve Jamaal Tinsley‘nin kontratları bu kısıtlamanın temelini oluşturuyor. Jamaal Tinsley’nin kontratı feshedilerek takım içi huzursuzluk yaratan bir sorun böylece halledilmiş oldu. Diğer iki oyuncudan da maksimum verim alınmaya çalışılıyor. Jeff Foster‘da fazla sayılabilecek kontratına rağmen takım içi rolü ve taraftarlar tarafından sevilmesinden ötürü yerini koruyor. Josh McRoberts ile tekrar kontrat yapılarak kadroda durulması sağlandı. Ancak Marquis Daniels(Boston), Rasho Nesterovic(Toronto) ve Jarrett Jack(Toronto) in takımdan ayrılmaları kadro derinliği zedeledi. Bu noktada takıma arka alanda Tj Ford‘un yanına serbest oyuncu Dahntay Jones katıldı.
Danny Granger takımın hücum tarafında yükünü taşıyabilir. Geçen sene bu dönemki yazılarımda onun sayı kralı olabileceğini söylemiştim. O da skorer yönünü ne kadar geliştirdiğini gösterdi ve Dwayne Wade, Lebron James, Kobe Bryant ve Dirk Nowitzki‘nin ardından normal sezonda 25.8 ortalama ile 5. oldu. Bu takımın geleceği adına iyi bir olay olarak gözüksede savunma yanında ve takım olarak oldukça aşama kaydetmeleri gerekiyor.

MILWAUKEE BUCKS
Savunma konusunda en büyük gelişme gösteren takım oldukları geçen sezon açık ara belliydi. Andrew Bogut eskisi gibi sadece bedenen maçta olan bir uzunda daha fazlası olmayı başardı ancak hala birinci sıradan seçilmiş bir pivot etkisi gösteremedi. Bir Michael Olawakandi olmayacak ancak gerçekten dominant bir pivot olamayacağı gerçeğide açık.
Playoff da son sıra için ben onları sene başında sürpriz göstermiştim. Belli bir dönem bunu sağladılarda ancak bir noktadan sonra hedeflerinden uzaklaşıp lotaryadaki yerlerini aldılar. Radikal kararların alınması pek beklenmezken Spurs’e beklediği fırsatı altın tepside sundular ve Bruce Bowen, Kurt Thomas ve Fabricio Oberto karşılığında Richard Jefferson‘ı San Antonio Spurs’e yolladılar. Ardından bu takasla gelen Fabricio Oberto’yu Amir Johnson karşılığında Detroit’e gönderdiler. Aynı dönemde Charlie Villanueva’ya yapılan teklifi karşılamayarak onun Detroit saflarına geçmesine izin verdiler. Bütün bu kayıpların devamı gelecekmiş gibi gözükürken Ramon Sessions ile ilgilendiklerini ve onu bırakmayacaklarını söylediler ki böyle bir yeteneği zaten ellerinde tutmaları gerekiyordu. Bir yandan da Avrupaya dönen Ersan Ilyasova ile 5 yıllık sözleşme imzalandı ve zayıflayan 3 ve 4 numara pozisyonlarına önemli bir ekleme gerçekleştirilmiş oldu. Drafttanda potansiyelli grad Brandon Jennings‘i alarak çıkan Milwaukee Bucks görünen o ki takımı yenilemeye gidiyor.
Dan Gadzuric‘in kontratından kurtulunup, Michael Redd‘de oyuncu opsiyonunu kullanırsa önümüzdeki yaz için hatrı sayılır miktarda salary cap boşluğu oluşuyor ki bu da Andrew Bogut, Ersan Ilyasova, Luc Mbah a Moute, Joel Alexander, Ramon Sessions ve Brandon Jennings gibi potansiyelli bir grubu bir basamak yukarı çıkarabilmek demek oluyor. Normal sezonda playoff kovalamaları uzak gözüküyor o yüzden bundan sonra yapacakları hamleler önümüzdki yaza yönelik olacaktır.
SPURS FOREVER
Ersanın başarılı olacağına dair bir his var içimde. Onun dışında milvaki kısıtlı bütçesinin gerektirdiği şartlar yüzünden rjeffi sasa verdi ve Villanuevaya sahip çıkmadı. Sessions feci bir potansiyel gösteriyor, bunu ne kadar gerçekleştireceğini merakla bekliyorum. Şutunu bu yaz döneminde geliştirmiş bir şekilde sezona başlarsa patlama gösterebilir. Gelişmesinin birazda şutuna bağlı olduğuna inanıyorum.
Indianadan çok bir şey beklemiyorum. Sadece Roy Hibbert için takip edeceğim. Potansiyelli bir genç.
Detroit çok dinamik bir takım kurdu. Açıkcası yeni sezonda heyecanla beklediğim bir kaç takımdan biri. Boozer isminin ise neden Detroit ile beraber geçtiğini anlamış değilim. Villanueva tam bu pozisyona alınmışken bide Boozermı alınacak? Bu iki oyuncuda 5 numaraya geçebilecek tarzda değil. Villanuevada 8 milyonluk kontratla yedek bırakılmak için fazla pahalı. Detroitin bence Brad Miller tarzı bir adama ihtiyacı var.
Cleveland bence yine şampiyon olamayacak. Shaq güzel bir hamle olabilir ama Ilgauskas soru işareti olmyaya devam edecek. Clevelandın ihtiyaç duyduğu şey biraz daha sertlik. Keşke imkanları olsada Ilgauskasın yerine daha sert ve dinamik bir pota altı getirebilseler.
Chicagonun performansı Roseun performansıyla doğru orantılı olarak seyredecektir bence. Hinrichin playofflarda gösterdiği performansı sezona yayabileceğinden nedense şüpheliyim. Evet yeteneği var ama bunu göstermesi için çok istemesi gerekiyor. Hiç bir takımın ise böyle bir lüksü yok.
Kısıtlı bütçeden ziyade takım politikası bu yönde hareketi uygun gördü. Villanueva ile imzalamayacakları zaten belliydi. İstikrarsız bir uzuna bu kadar parayı vermek istemediler. Sonuçta görev olarak biraz farklıda olsa bir tane var ve uzun bir süre daha takas olmaz ise orada olacak(Andrew Bogut’tan bahsediyorum). R-jeff’i daha geçen sene takas edeceklerdi ancak gerçekleşemedi bu durumda da bu yaz ona yolu gösterdiler diyebiliriz. Milwaukee de çaktırmadan 2010 yapıyor aslına bakarsanız.
Boozer’ın adı salary deki büyük boşluk nedeniyle Detroit ile anılıyordu. Ancak Boozer kontratını uzatma kararı alınca Detroit bu sevdadan vazgeçti ve yukarda da bahsedilen transferleri gerçekleştirdi. Richard Hamilton’un muhtemel takasında da bir uzun almak isteyecektirler. Bu durumda akla hemen gelen Carlos Boozer oluyor.
Cleveland’ın şampiyon olamayacağı konusunda sana hak veriyorum. Bende olamayacaklarını düşünüyorum. İhtiyaçları olacak şey ise tamamen doğru bir sistem. Bu takım sertlik açısından takımın zirvelerinde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Shaq, Lebron, Delonte, Varejao oldukça güçlü ve pozisyonlarında üstün fiziklere sahip oyuncular. Savunmada sahip oldukları mentaliteyide düşününce sorunun sertlik olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.