Warning: base64_decode() expects parameter 1 to be string, array given in /home/berkmr/public_html/e-hayat.net/wp-content/plugins/askapache-google-404/askapache-google-404.php on line 156
E-HAYAT KÖŞE YAZARLARI SİTESİ - Part 118

Haçova Savaşı

Sultan Üçüncü Mehmed Han kumandasındaki Osmanlı ordusunun, Avusturya Arşidükü Maksimilyan’ın kumanda ettiği Alman, Macar, İspanyol, Leh, Çek, Slovak, İtalyan, Hollanda ve Belçika ordularına karşı kazandığı kesin zafer.

1595 yılında Sultan Üçüncü Mehmed Han (1595-1603) tahta geçtiği zaman Osmanlı kuvvetleri, Avusturya ve Alman kuvvetleri karşısında arka arkaya mağlubiyetler alıyordu. Bilhassa Estergon’un düşman eline düşmesi, bütün yurtta derin bir üzüntüye yol açmıştı. Boğdan ve Eflâk’ta durum tamamen Osmanlılar aleyhine olduğu gibi, Osmanlılara ait olan İbrahil, Kili, Silistre, Yergöği, Rusçuk, Akkirman ve Varna da elden gitmek üzereydi. Bu sebeple Sultan Üçüncü Mehmed Han, hocası Sâdeddin Efendinin de tavsiyesiyle, bizzat Avusturya seferine çıktı. Kanunî Sultan Süleyman Hanın ölümünden, 30 yıl geçtiği halde hiçbir padişah, ordusuna bizzat başkomutanlık etmemişti. Devamını oku »

Hotin Seferi

Lehistan (Polonya) üzerine yapılan Osmanlı seferi (1621).

Leh kumandanları Zolkiewski ve Koniecpolsk, Hotin kalesinde, Dalmaçyalı Boğdan voyvodası Gaspar Gratiani’ye bağlı kuvvetlerle birleşerek Tuna’ya inmeğe başladılar. Ancak, Kantemir Mirza’nın adamları, Eflaklılar ve Erdellilerce desteklenen Özi valisi İskender Paşa’ya, Prut üzerinde Tutora’da (Çuçora) yenildiler (1620). Bu başarı üzerine II. Osman Han (Genç Osman), Lehistan seferine çıkmağa karar verdi. İranlılar tarafından kuşatılan Bağdat’ın geri alınması bile ikinci plana bırakılarak, büyük hazırlık yapıldı. II. Osman Han, savaş makineleri, deve ve filler bulunan 200 000 kişilik Osmanlı ordusunun başında İstanbul’dan hareket etti (21 Mayıs 1621). Ordudaki 12 000 kadar yeniçeri, genç padişahtan memnun değildi. Polonyalıların elindeki Hotin kalesini, Leh kumandanı Kalinowski koruyordu. Kırım Hanı Canibek’in de katıldığı Osmanlı ordusu, Hotin önlerine geldi (21 Ağustos 1621) ve kaleyi kuşattı. Dniester üzerine kurulan köprüler, bağlantıyı kolaylaştırdı. Nureddin kumandasındaki Tatarlar, Kamaniçe’ye (Kamieniec) ve daha ötelere akınlar yaparak, Hotin’in, çevresiyle ilgisini kestiler. Devamını oku »

Malta Seferi

Malta’daki Hıristiyan korsanlara karşı 1565 yılında yapılan Osmanlı seferi.

Öteden beri, Malta’da üslenen Saint-Jean Şövalyeleri, Osmanlı gemilerine rahat vermiyorlar, korsanlık yapmaktan bir türlü vazgeçmiyorlardı. İstanbul’a kıymetli ticaret eşyası götüren büyük bir Osmanlı gemisine el koymaları, bardağı taşıran son damla oldu. 250 parça gemi ile Piyâle Paşa, 35 000 kara askeriyle beşinci vezir Mustafa Paşa, İstanbul’dan yola çıkarıldı. Malta’da orduya iltihak etmesi kararlaştırılan Trablusgarp Beylerbeyi Turgut Reis, başkomutanlığa tayin edildi. İstanbul’dan yola çıkan ordu, Malta’ya varınca, Turgut Reis beklenmeksizin kuşatma başlatıldı. Kılıç Ali Paşa da 6 gemi ve 1000 askerle İskenderiye’den gelip, orduya katıldı. Kuşatmanın onuncu günü, 23 gemi ve 2000 leventle gelen Turgut Reis, başkomutanlığı ele aldı. Kuşatmanın yirmi beşinci günü, kaleden atılan bir top güllesi isabetiyle, Turgut Reis şehit oldu. Osmanlı askeri, umumî bir saldırı ile St. Elmo Kalesini ele geçirdi. Adanın teslimi için gönderilen heyete menfî cevap verilmesi üzerine, St. Ange, St. Michel ve Le Bourg kaleleri kuşatıldı. Devamını oku »

Zigetvar (Sigetvar veya Szigetvar) Seferi

Kanunî Sultan Süleyman’ın son seferi; adını, kuşatılan Zigetvar kalesinden alır (1566).

1562′de Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında bir antlaşma yapıldı. Sekiz yıl süreli olan bu antlaşmaya göre, İmparator Ferdinand, Erdel’i Osmanlılara bırakıyor ve elindeki Macaristan toprakları için, yıllık 30 bin duka vergiyi kabul ediyordu.

Bir süre sonra hudutlarda ve Macaristan’da bazı anlaşmazlıklar çıktı. Avusturya, bu anlaşmazlıkları bahane ederek, gerekli vergiyi iki yıl üst üste göndermedi. 1564′te Ferdinand öldü. Sadrazam Semiz Ali Paşa, Avusturya elçisinden birikmiş vergiyi ve geriye kalan altı yıllık antlaşma süresinin yenilenmesini istedi. Yeni imparator Maximilian II ise, paranın ödenmesini, anlaşmazlıkların çözülmesine bırakmayı uygun gördü. Devamını oku »

Estergon’un Fethi

10 Ağustos 1543’te, Macar Krallığının en önemli şehrinin, Osmanlılar tarafından zaptı.

Estergon şehri, Budin’in 45 km kuzeybatısında, Tuna kıyısında Vaç dirseğinin kuzeyinde yer almaktadır. Onuncu yüzyılın sonlarında Hıristiyanlığı benimseyen Macar Krallığının başkenti oldu (996). Dördüncü Kral Bela, 12. yüzyılın ortalarında, başkenti Budin’e taşıdı ise de, şehir, dînî merkez olma hüviyetini devam ettirdi. Taç giyme merasimleri yine burada yapıldı. Estergon’u ilk fetheden Osmanlı hükümdarı, Kanunî Sultan Süleyman‘dır. Budin’i fethettikten sonra, 1529’da, Viyana’yı kuşatmak üzere Avrupa’ya hareket eden padişah, Semendire Sancakbeyi Yahya Paşazâde Mehmed Beye, öncü birlikleriyle ilerlemesini söyledi. Mehmed Bey ve emrindeki kuvvetler, yolları üzerindeki Estergon Kalesini kuşattılar. Kale müdafîleri karşılarında Osmanlı askerini görünce, silah atmaksızın kaleyi teslim ettilerse de, bu hal kısa sürdü ve 1531’de elimizden çıktı. Devamını oku »

Cerbe Deniz Savaşı

1560’ta vuku bulan ve Haçlı donanmasının hezimetiyle sonuçlanan, deniz savaşı.

Preveze yenilgisinin izlerini silmek isteyen Avrupalılar, Türkleri, Batı Akdeniz’den çıkarabilmek için, Turgut Reis‘i Cerbe’de vurup askerini imha etmek gayesindeydiler. Ancak bu sayede Tunus ve Trablus, İspanya’nın eline geçerdi. Türklerin burayı yeniden ele geçirmeleri ise, yılları alırdı.

Mehdiye Kalesinin yıkılmasından sonra Turgut Paşanın elindeki en müstahkem kale, Cerbe Kalesiydi. Turgut Paşa, bilhassa son yıllarda burasını iyice tahkim etmişti. Cerbe Adası, Trablus’la Tunus’un arasında bulunduğundan, buradan her iki ülkenin de kontrolü kolay oluyordu. Bunun içindir ki, Haçlılar‘ın ilk saldırı noktası, Cerbe Adası idi. Cerbe’de yenilen Türklerin, Trablus’u savunmaları zor olacaktı. Cerbe’de, bin kişilik bir Türk kuvveti vardı. Turgut Paşa’nın esas kuvvetleri Trablus’ta bulunuyordu ve bunların güçlü Haçlı donanmasına bir şey yapamayacakları meydandaydı. Devamını oku »

Rodos’un Fethi

Kanunî Sultan Süleyman Hanın, Rodos şövalyelerinin elindeki Rodos ada ve şehrini, 29 Aralık 1522’de ele geçirmesi.

Anadolu’nun güneybatısında bulunan Rodos Adası, ilk olarak 672′de, Emevîler zamanında, Bizanslılardan alındı. Ada, 680’de tekrar Bizanslılara geçti. Daha sonra Akka’dan kovulan Hospitalier şövalyeleri, buraya yerleştiler (1291). Hıristiyanların en kuvvetli ileri karakolu oldu. Anadolu ve Mısır’a yönelik Haçlı seferlerinde üs olarak kullanıldı. Fethi için, birçok seferler düzenlendiyse de muvaffak olunamadı. Fatih Sultan Mehmed Han zamanında fethe yaklaşıldı ise de, yine muvaffak olunamadı (1480). Cem Sultan’ın, Rodos şövalyelerinin eline geçmesi, onları daha da azgınlaştırdı. Bayezid Han‘dan sonra tahta geçen Yavuz Sultan Selim Hanın Mısır’ı fethetmesiyle, Rodos’un önemi daha da arttı. Anadolu’dan Mısır’a giden deniz yollarının emniyetinin tam olarak temin edilmesi, artık katî bir zaruret hâlini almıştı. Yavuz Selim Han, bu maksatla hazırlıklara girişilmesini emretti. Ömrünün vefa etmemesi yüzünden, Rodos’un fethi, oğlu Kanunî Sultan Süleyman Hana kaldı. Devamını oku »

Uyvar Seferi

Osmanlı Devletinin, Avusturya imparatorluğuna karşı yaptığı sefer (26 Mart – 13 Eylül 1663).

Osmanlı Devleti ile Avusturya arasındaki Erdel meselesi, sürekli bir anlaşmazlık konusuydu. Erdel sınırındaki sancakbeyi ve valilerin devamlı şikâyeti ve Avusturya kuvvetlerinin sınır boyundaki saldırıları, Avusturya’ya savaş açılmasına sebep oldu. Fazıl Ahmed Paşa, Serdar-ı ekremliğe tayin edildi. Kırım Hanı Mehmed Giray da sefere çağırıldı. Ordu, İstanbul’dan Edirne yoluyla Belgrad’a geldi. Belgrad’da Avusturya elçileri Reninger ve Baron de Goes, imparatorlarının barış isteğini bildirdiler. Fakat Osmanlı Devletinin barış için ileri sürdüğü şartlar kabul edilmeyince, Sultan IV. Mehmed Han, sefere devam edilmesini emretti. Fazıl Ahmed Paşa, Avusturya başvekiline bir mektup göndererek, Kanije karşısında yeni yapılan kalelerin yıkılmasını, Erdel’den Avusturya askerinin çekilmesini istedi. Osmanlı ordusu, başvekilin cevabını beklemeden Zemlin tarafına geçti. Cephane ve diğer malzemenin bir kısmı ince donanma ile yola çıkarıldı. Ordu, Drava ırmağı kıyısındaki Osijek (Eszek) kasabasına vardığında, Avusturya başvekilinin cevabı geldi. Mektupta, Osmanlıların yanına gönderilen elçilerin barış yapmağa yetkili oldukları bildiriliyordu. Elçiler, bunun üzerine Fazıl Ahmed Paşa ile tekrar görüştüler. Ancak, bir anlaşmaya varılamadı. Devamını oku »

Hint (Hind) Seferleri

Osmanlıların, Hint Denizindeki Portekiz hakimiyetini kırmak için giriştikleri deniz seferleri.

On beşinci asrın son yıllarında Portekizliler, Ümit Burnunu geçip Hindistan kıyılarına ulaşan deniz yolunu keşfettiler. Bu durum, Hindistan ticaretinin yolunu değiştirdi. O zamana kadar Hindistan’dan yüklenen mallar, Basra Körfezi ve Kızıldeniz yoluyla İskenderiye veya Suriye limanlarına geliyor, Venedik gemileri ile Avrupa’ya ulaşıyordu. Hint ticaretinin Portekizlilerin eline geçmesi, Memlûklar‘ın ekonomisini sarstı. Ancak Portekizlilerin hakimiyetinin kırılması için yaptıkları çalışmalar, donanmaların güçsüz olması sebebiyle, yetersiz kaldı. Mısır ve Suriye Osmanlılar‘ın eline geçince (1517), Kızıldeniz ve Basra Körfezi ağızlarının Portekizlilerde bulunması siyasî ve iktisadî yönden mahzurluydu. Mısır Beylerbeyi Hadım Süleyman Paşanın teklifi ile, 1530’da Süveyş’te bir donanma inşasına başlandı. Süleyman Paşa, donanmayı 1532 yılı başlarında sefere çıkacak hâle getirdi. Ancak Süleyman Paşa, Alman ve Irakeyn seferlerine katılmak emri aldığı için, Hindistan Seferi gecikti. 1535’te, Gücerât Hükümdarı Bahadır Şah, İstanbul’a gönderdiği elçi ile, padişahtan Portekizlilere karşı yardım istedi. Mısır Beylerbeyi Hadım Süleyman Paşa, Hindistan sularına kuvvetli bir sefer yapmakla görevlendirildi. Devamını oku »

Preveze Deniz Savaşı

Kaptan-ı deryâ Barbaros Hayreddin Paşanın, Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanması ile yaptığı deniz savaşı. 27 Eylül 1538’de Adriyatik Denizinin Arta Körfezi kıyısında, Preveze Kalesi önündeki açık sularda yapılmış ve Osmanlı donanmasının zaferiyle sonuçlanmıştır.

Başlangıçta Osmanlı Devleti‘nin emrinde olmayan Barbaros Hayreddin Paşa ve arkadaşlarının, Akdeniz hâkimiyetinde rolü çok büyüktür. Bu kahraman Türk denizcileri, Cezayir ve Tunus’ta yerleşmeye çalışan Avrupalıları oralardan söktüler ve denizlerin arslanı oldular. Yavuz Sultan Selim, bu kahramanlara asker ve top göndererek yardım etti. Kanunî Sultan Süleyman, Macaristan’da zaferler kazanırken, onlar da aynı yılda, yani 1525’te Akdeniz’in kuzey sahillerini vuruyor, Hıristiyan donanmalarını zapt ediyorlardı. İmparator Şarlken’in Barbaros’a karşı gönderdiği Kaptan Andrea Doria mağlup olarak, Septe Boğazını aştı. Türk denizcileri, İspanyolların zulmüne uğrayan yetmiş bin Endülüslü Müslümanı Kuzey Afrika sahiline çıkardı. Bu büyük zafer üzerine Kanunî, Barbaros’u, 1533’te İstanbul’a davet etti. Barbaros, gelirken, birçok zafer daha kazandı. Padişah onu merasimle karşılattı. Kendisini ve devletini Padişahın emrine veren büyük denizci, Kanunî tarafından, Cezayir Beylerbeyliğine tayin olundu. Devamını oku »







otel emlak in?aat tekstil Resources blogs Resources blogs Blogarama Resources Blogs gesundheit-entspannung Clicky Web Analytics Blog Toplist TopOfBlogs Blog Directory