Sensizlik…
Sevcan Elif Akbaş
->
Bir kor düştü sebepsiz yere içime… Yaktı… Canım acıdı… Hiçbir merhem ilaç olamadı yarama… Gitmedik doktor… Dolaşmadık kapı kalmadı… Ama olmadı… Çaresi bulunamadı…
Gün geçtikçe kabuk bağladı. Kimse dokunmadığı sürece o iyileşecekti. Ama yine olmadı. Yine kanadı… Yine canım yandı. Alışmıştım artık acımasına, her defasında yine acıyacak benim ki dedim… Bilerek lades dedim kendime…
Sensizlikti hastalığım… Yaram sensizlikti…
Fırtınalar koptu içimde… İçime aktı gözlerimdeki yaşlar… Kan damladı yüreğimden. Yüreğim kanadı…
Kanadım kırıldı… Uçuyorsun derdin ya… Ben seninle uçarmışım meğersem. Artık uçamıyorum. Kanadım kırık. Benden parçayken şimdi yoksun. İçim de parçam eksik. Ben değilim aslında o yolda gördüğün… Görmek zorunda olduğun insan o… Yaşamak zorunda olan insan o… Zorunluluk taşıyor o…
Denizi izlerken, onun ucu bucağı görünmeyen tam ortasında hep sevdiğim insanı hayal ettim..
Seninle o denizi izlerken hayalimdeki o insanın yerine seni koydum ve hayallerime yelken açtım… Çünkü sen sevdiğim adamdın… Yanımda olman yeterli geldi bana… Yanımda sen varsan ben her şekilde güvendeydim. Biliyordum ki seviyorsun… Senden sonra boş gözlerle izledim o denizi… Sadece baktım… Her gittiğim yerde seni aradım… Kokunu duyduğumda titredim… Sana çok sarılmak istedim… Seni çok özledim… Ama her şey içimde patladı…. Yoktun… Kendimi kokunla avuttum… Sarılmak bile istesem kollarım boştu… Özlemim hep içimde kaldı… Bunun adı sensizlikti…
Ben sensizliğin bedelini çok ağır ödedim… Zaman zaman içimde hala kırıntıların olduğunu görüyorum. Ve bununda bedelini ödüyorum…
Sensizlik… Sensizlikti bunun adı… Seni Çok Özlüyorum…