ŞİMDİ ARADA BİR İÇ ÇEKİŞLERİMSİN…

Sevcan Elif Akbaş

O kadar yazdım ki bu gece sana…

Sayfalar dolusu beklide. Ama daha yazacaklarım, yazdıklarımın üçte biri bile değil… Senin bilmediğin seni anlattım sana. Senin bilmediğin seni anlattım defterimin sayfalarına…Kalemimin mürekkebi bitti, yeni bir kalem aldım dolabımdan. O kadar çaresizim, o kadar avareyim ki bu gece… Karanlık odamda bir ben var, beni de adamdan sayarsan…İşaret parmağımın şekli değişti kalem tutmaktan. Defterimin sayfaları eskidi bendeki seni anlatmaktan… Ama yorulmadım biliyor musun? Seni yazmaktan hiç yorulmadım… Bugün sen kokan kıyafetlerimi giyindim. Bugün yine seni düşündüm. Dün düşündüğüm gibi… 

Üstüme gelen duvarlara ‘durun !’ dedim. Onlara anılarımla yaşamak istediğimi söyledim.Ve teninin kokusu geldi burnuma, bir nefes daha çektim şu yalan dünyada… Kendi gerçeğimle seni yaşadım bugün. Bendeki seni yaşadım yine bugün Her hücremde hissettim seni. İçime bir sevinç doğdu. Aynı heyecanı duydum kuş gibi çırpınan kalbimde. Sonra kendime geldim. Anılarımdı yaşadığım. Bir tokat gibi vurdu yüzüme gerçeğim. 

Resimlerine gözüm takıldı sonra. Bana çaresizce bakarken, bir o kadarda seven seni gördüm… O halde bile yaşamışız bu sevgiyi… Ara sıra telefona dalıyorum, yok! Işık yanmıyor. Karanlık odamda bir ışık bile yok. Ve tekrar gözüm takılıyor resimlere. Bir kere daha yaşıyorum o sevgiyi… O anları…Boğazımda bir hıçkırık düğümleniyor, gözlerim doluyor ister istemez. Ve akıtmıyorum onu senin için… Bir solukta içime çekmek istiyorum o mutluluğumuzu. Tekrar eski günlerimi yaşamak istiyorum… Bu gece bitmez bana. Çok karanlık korkuyorum… Ayrılık acısı, yakıyor beni. İçim acıyor… Seni tanıdığımdan beri ara sıra yel gibi esen, esipte gelen mutluluğumuzu özledim. Ve ben mutlu olmak istiyorum artık. Bu hayatı en hoyratından yaşayalım istiyorum artık… Bir daha yaşamak istiyorum seni. Yaşayamadığım seni adam gibi yaşamak istiyorum artık. Su içmeyi unuttum, gözyaşlarımı içiyorum… Yemek yemeği unuttum, derlerim tıkıyor hazmedemiyorum…Yaşamayı unuttum, günlerimin nasıl geçtiğini unuttum. Hayat unutturdu bana her şeyi. Seni unutturamaya hayat bana; yarınlarımı, umutlarımı, hayallerimi unutturdu. İşte Öyle…Özlemlerim kalıplaştı artık. Hatalarımın an gibi ortasındayım. her şeye kıyan ben, bir sana kıyamadım… Geçmişimi geleceğimi karşıma aldım ama kimseye sevgimi satamadım… 

Gitmeler için gelmeyen benin son sözleri son vedası bu satırlar…  

Ne diyor bak… 

‘ Belki son çayımızı içeceğiz Mudanya iskelesinde ya da Yenikapı da… Bana İstanbul u anlat diyeceksin ellerin yüzümün arasında… Döktüreceğim yağmur’ un nasıl yağdığını, geceleri, gündüzleri, yıldızları, dolunayı… Koskocaman bir anakenti anlatacağım sana ve içindeki küçücük süslü beni…Bursa’ da ne var ne yok diyeceğim… Anlatacaksın Saklı Bahçeyi, Tophaneyi, Çelebiyi… Uludağ’ın kara yenikliğini anlatacaksın bana… Aklıma düşeceksin o an…Boğazımda bir düğüm, aklımda sen, gözlerimde anılarım, yanaklarımda süzülen yaşlarım, yüreğimde sen olacaksın o dakika. Sen ‘kendi kendimize neden bu acıyı verdik’ diye kahrolacaksın. Sevgin her geçen gün seni öldürecek belki… Belki yeni bir sayfa açacaksın benden arta kalanınla hayatında… Ve ben senden arta kalanımla, gözyaşlarımla, salladığım elle elveda diyeceğim sana…’ 

‘Elveda sevgim, elveda sevgilim, elveda her şeyim… Sana Elveda’ 

*Şimdi arada bir iç çekişlerimsin…*

Yazılardan Seçmeler

Yorum yapabilirsin

Yorumun

otel emlak in?aat tekstil Resources blogs Resources blogs Blogarama Resources Blogs gesundheit-entspannung Clicky Web Analytics Blog Toplist