Uzun zaman sonra gelen pişmanlık…

Sevcan Elif Akbaş

Uzunca bir zaman geçmişti aynı havayı tatmayalı…

Uzun zamandır gözler yürekten bukadar uzaktı… Ve bukadar bir gülüşe hasretlik vardı…

İnceden inceye soğuk iliklere kadar işlerken bir gülüşün sıcaklığıydı soğuğu hissettirmeyen…

Aslında dolu olan birçok şeyin yanında hiç elektriklerini almak istemeyen 2 çift göz vardı birbirine an kadar yakınken dağlar kadar uzak olan… ‘Seninleyken sensizlik’ diye bir söz vardır ya, işte masada bu hava vardı eski sevgililer arasında…

Kaçamak bakışların ardında yüreklere saplanan acılardı suratları ekşiten aslında… Saatlerde yaşanmış o güzel günler vardı sayılı anlardan oluşan… Ve ibreler bir çift gözü vuruyordu…

Kız sessiz, suskun, hafifte masum… Adam her zaman ki gibi soğukkanlı değil bu defa… Yeşil gözlerde pişmanlık hakimdi… Bir iç çekiş vardı dalan gözlerin ardında… Konuşmaktan acizdi çekip gitmenin verdiği acıyla… Uzun zaman olmuştu kızın muhabbetini tatmayalı… Uzun zaman olmuştu hayat bulduğu gözleri izlemeyeli…

Birden kendine geldi ne olduğunu bilmeden… İçine biri girmişcesine… Ve kıza gözlerindeki acının sebebini sordu… Onu ilk defa bu kadar çaresiz, suskun görüyordu… Kızın bu hali hala seven adamı daha bir başka yıkmıştı…

Kızda cevap yok… Söyleyecek sözüde yoktu… Ne anlatabilirdi? Kendisinden sonra hayatına giren insanın yaşattıklarını mı? Zamanında canını bile vereceği insana, ondan sonra hatayına giren insanı mı anlatacaktı?

Buna kızın ne dili tepki verebilirdi… Ne de yüreği dayanabilirdi…

Ortam yumuşadı saatin son tik tak seslerinde. O iç acıtan anıların acı kısmı perde arkasına saklanıp sadece anı kısmı konuşulup tebessüm edildi… Ve daha sonra keşke bitmeseydi sözleri geldi…

Sessizce gözlerdeki öpüşmeler reddedildi… Artık herşey geride kalmıştı… Seven bir kız vardı gözü yaşlı bırakılan… Seven bir adam vardı dönüp arkasına bakmadan giden… Ve dönüşler hiç beklenmedi kızca bu gidişin ardından… Gönül hep ağırdı… Ağlamaklıydı…

Ayrılık vaktiydi… Masadaki son can çekişmeler vardı… Bir araya gelmek istemeyen 2 insan işte karşı karşıya idi… Duygular söylenmemeliydi… Buğusu bozulmamalıydı içteki savaşların… Kafalar karışıktı…

Adam biraz daha vakit geçirmek istiyordu belliydi… Kızı kapısının önüne kadar bıraktı… Uzun bir yol ve sessizlik… Zaman geldi… Artık evin önündelerdi…

İlk önce eller birleşti hoşçakal sözüyle…. Gözler kendini bıraktı hotratlığa esen rüzgarda…Daha sonra yanaklara bırakılan buselerle kulaklara fısıldan ‘kendine iyi bak’… Adımlarla uzaklaşırken eller ayrıldı…

****Ayrılıklarınızın ilerleyen zamanda size pişmanlık olarak geri dönmemesi dileğiyle…****

Sevgiler,

Yazılardan Seçmeler

Yorum yapabilirsin

Yorumun

Editörlerimiz yorumlarınızı inceleyip onayladıktan sonra yorumlarınız görünür hale gelecektir. Fazla uzun sürmese gerek :)
otel emlak in?aat tekstil Resources blogs Resources blogs Blogarama Resources Blogs gesundheit-entspannung Clicky Web Analytics Blog Toplist TopOfBlogs Blog Directory