Yeni bir sayfa – Nba yeni sezon(İlk on beş)
Onur
->
Nba’de yeni sezon büyük umutlar ve beklentiler içerisinde bulunan basketbol severler ile yarın buluşuyor. Yazı aralığını biraz açık tutmuş olsak da affınıza sığınıyor ve sezon öncesi takımların genel durumu ile ilgili yazımıza başlıyoruz.
Atlanta Hawks
Dinamik ve genç Atlanta kadrosu geçen sezon Mike Bibby nin takıma katılışı ile ilerleme kaydetmiş ve playoffların son biletini almıştı. Bir çok kişi onların Boston Celtics tarafından süpürüleceğini düşünüyordu fakat tam tersine şampiyona kan kusturdular desek sanırım yanlış olur mu?
Yeni sezona girerken bir ara adı Philadelphia 76ers ile anılan hatta Philadelphia ya davet edilen ve bu daveti kabul eden Josh Smith takımda kaldı. Pozisyonu tam olarak belli olmadığı ve potansiyelinin sınırlarına ulaştığı tahmin edildiğinden dolayı diğer takımlar için çok cazip bir oyuncu değildi. Nitekim Atlanta ile anlaşarak Nba e adım attığı takımda basketbol hayatına devam edecek. Atlanta da böylece ilk beşten bir oyuncusunu kaybetmemiş oldu. Ancak 6. adam görevini üstlenen ve oldukça iyi gelişme gösteren Josh Childress mid-level kontrat almaktansa Yunan takımı Olimpiyakos’un teklifini kabul etti. Böylece benchten değerli bir oyuncu kaybettiler. Aslında bu olay bütün Nba için bir dönüm noktası kabul edilebilir ancak burada bunu değinemeyeceğiz. Belki başlı başına bir yazıda bu konuya değinebiliriz.
Her ne kadar benchini Maurice Evans ve Ronald Murray gibi takviyelerle daha da güçlendirmeye çalışsa da Atlanta bu sezon doğuda daha iyi duruma gelen takım sayısının fazlalığından dolayı sıkıntı bir sezon yaşabilir. Atlanta’nın playofflar için garanti bir bileti olmayacaktır ancak sezon sonuna kadar playofflar için muhtemel bir aday olacaktır.
Boston Celtics
Son şampiyon üstün savunma performansı ile neler yapabileceğini herkese gösterdi. Bunun yanında Paul Pierce’ın içindeki canavar açığa çıktı ve hemen hemen her seride belirli süreler maçı domine etti. Tekrarı olabilir mi?
Şampiyon kadroların çoğunda olduğu gibi Bostonda da çok değişiklik olmadı. Playofflarda çok önemli işlere imza atan ve kariyerini şampiyonluk ile taçlandıran Pj Brown basketbolu bıraktı. Onun görevini bu sezon Patrick O’Bryant üstlenecek. Her ne kadar aynı katkıyı vermesi beklenmese pota altı rotasyonun da önemli bir süre alacaktır. Bunun yanında müzmin sakat Darius Miles Boston ile idmanlara çıktı ancak sezon başlamadan önce kontratı fes edildi. Bu ölü sezonda Boston için en büyük soru işareti olarak James Posey gözüküyor. Her ne kadar önemli bir kayıp olarak gözükse de sahada tutunmalarını ve başarılarını sağlayan savunma onları yine doğuyu birinci bitirip finallere kadar götürecektir.
Charlotte Bobcats
Ligin mali açıdan en zayıf takımını daha da kuvvetlenen doğuda çok zor bir sezon bekliyor. Uzak bir hayal yada lotarya…
Sam Vincent’ın gönderilmesinin ardından Larry Brown la anlaşan Bobcats yönetimi oyun kurucu mevkisini Raymond Felton’a teslim etmiş gibi gözükmesine rağmen draftta ilk tur dokuzuncu sıra hakkını Dj Augustin’den yana kullandı ve Brook Lopez gibi bir uzunu almayarak herkesi şaşırttı. Açıkçası birçok kişi bu seçimden sonra Felton’ın takasını bekledi ancak beklenen gerçekleşmedi ve Felton hazırlık maçlarında ilk beş gardı olarak yerini aldı. Diğer seçim Fransız oyuncu Alexis Ajinca da sorunlu ön alanda belli süreler alabilecek ve oldukça uzun fiziği sayesinde başarılı işler yapabilecek bir isim. Sakatlıktan sonra eski performansını verip veremeyeceği konuşulan Gerald Wallace’la da iyi sayılabilecek bir kontrat yapıldı.
Larry Brown hamlesinin ne kadar doğru olduğunu zaman gösterecek ancak takımda onun sevmediği tipte oyuncuların olması(Adam Morrison, Matt Carroll) ve sorunlu pota altı bölgesi bu zamanın uzun olacağını gösteriyor.
Chicago Bulls
Bu sezonun performansı en merak edilen takımı olarak Chicago’yu gösterebiliriz. Çaylak bir koç, potansiyelli gençler sürüsü ve bir birinci sıra seçimi.
Draftta birinci sıradan Derrick Rose’un seçilmesiyle Chicago tam bir kısalar cennetine dönüştü. Takımda Aaron Gray harici gerçek bir pivot bulunmuyor. Bu da takımın daha çok koşacağı anlamına geliyor ve çaylak koş Vinnie Del Negro’nun Phoneix’den geldiğini düşündüğümüzde bu hiçte sürpriz olmayacak gibi duruyor. Öncelikli seçimleri olan Mike D’Antoni yi New York Knicks’e kaptırınca Chicago onun yardımcısı ile yetinmek zorunda kaldı. Bunları bir yana bırakıp ölü sezon hamlelerine bakacak olursak, takımın temel direği konumundaki Loul Deng ile hatırı sayılır bir kontrat imzalandı. Diğer sınırlı serbest oyuncu Ben Gordon ile anlaşma yapılmadı ancak başka bir takımla da Gordon anlaşmaya varmayınca offer sheet ile bir yıllığına daha Chicago da kaldı.
Oyun kurucu bölgesinde Derrick Rose ve Kirk Hinrich gibi hızlı oyunu kıvırabilecek iki oyun kurucusu olması Chicago için büyük avantaj kanatlarda Larry Hughes, Luol Deng ve Andreas Nocioni genel olarak süreyi paylaşacaktır. Uzun forvetler Tyrus Thomas ve Joakim Noah içinde uygun sistem olduğundan dolayı Chicago güzel bir sezon yaşayabilir. Eğer hem oyuncu bazında hem de koç bazında çaylak duvarına çarpmazlarsa 7. yada 8. sıradan playoff yapacaktırlar.
Cleveland Cavaliers
Kralın takımı yeni eklentileri ile birlikte yeniden sahneye çıkıyor.
Lebron James’in 2010 yılında kontratı biteceğinden dolayı bir çok Nba takımı(hatta bazı Avrupa takımları) Leborn için takımlarını yenilemeye gidiyor. Cleveland da bunun farkında olsa gerek Milwaukee Bucks’ın gardı Mo Williams kadroya dahil edildi. Bu her ne kadar en başta oldukça etkili bir hamle olarak gözükse de hala Cleveland’ı iyi takımdan şampiyon takım pozisyonuna yükseltebilecek bir hamle değil. Zydrunas Ilgauskas’ın ve Ben Wallace’ın yaşlarının ilerlemesi pota altındaki gücü her geçen gün azaltıyor ve pota altı skoreri ihtiyacı giderek artıyor. Bu noktada en önemli konuma bu sezon Wally Szczerbiak’ın bitecek olan dolgun kontratı geliyor.
İyi bir takas ile zaten belli bir basketbol seviyesine ulaşmış Leborn takımını tekrar finallere sırtlayabilir. Muhtemelen doğuda ilk dört içinde olacaktırlar. Mo Williams hücum ve savunmada gerekli sorumlulukları üstlenirse takım bir üst seviyeye çıkacaktır ve eğer uygun eşleşmeler gelirse doğu finallerinde Cleveland ı tekrar görebiliriz.
Dallas Mavericks
Bu ölü sezonda belki de en doğru koç tercihini yapan takım Dallas oldu. Rick Carlisle bu sezon savunma bilgisi ve takımı verimli bir şekilde kullanma dersleri verebilir. Şampiyon Detroit’in temellerini atan koç olduğu için ondan bunu beklemek adaletsizlik olmaz.
Jason Kidd’in üzerine kurulu bir düzende oyuncuların sınırlarının zorlanmayacağı bir Dallas izleyeceğiz büyük ihtimalle. Josh Howard muhtemelen daha konsantre olacağı bir sezon olacak ve Dirk Nowitzki’nin daha da rahatlamasını sağlayacak. Desagana Diop’un tekrar Texas’a gelmesiyle beş numarada yine iki başlı bir ejderhanın varlığı oluştu. Geriye kalan pozisyon yani iki numara için iki aday var. Antonie Wright sezon öncesi izlenimle ilk beş başlayacak ancak yaz liginde oldukça iyi performans sergileyen Gerald Green zaman içerisinde onu yerinden edebilir. Dallas için bu sene bunların dışında en önemli soru işareti Jason Terry’nin üstleneceği rol olacaktır.
Sezon genelinde iniş çıkış gösterseler de playofflarda yer bulacaklardır. Eşleşmede gelen rakiplerine göre ilk turu geçebilir yada hayal kırıklığı yaratabilirler ancak şu var ki muhtemelen batı finalinde Dallas’ı göremeyeceğiz.
Denver Nuggets
Belki de bu sezon takım içi dengelerin en çok el değiştireceği takım Denver olacak. Marcus Camby’nin gidişi ile kapının bekçiliği müzmin sakat Nene ye kaldı. Bu en baştan bizde bir soru işareti yaratıyor. Buna birde Kenyon Martin’in durumu eklenince kara kara düşünme vakti geliyor. Denver yönetimi de böle düşünmüş olmalı ki ölü sezonda daha önce Denver da oynamış olan Chris Anderson “Bird man” ve Juwan Howard ile anlaştılar. Burada önemli olan elbette Chris Anderson’un göstereceği performans. İki sezonluk cezasından sonra tekrar sahalara iyi bir şekilde dönmek isteyecektir ve şansı var ki karşısında onu seven ve bilen bir seyirci kitlesi olacak.
Takımın maestrolarına gelince geçtiğimiz sezon Carmelo Anthony hücumda birinci opsiyonun Allen Iverson olduğunu kabullenmeye başlamıştı. Topuda elinde tutan Iverson yine etkileyici istatistikler üretti. Ancak Chucky Atkins’in geri dönüşüyle iki numaraya geçecek olan Iverson muhtemelen bazı istatistik alanlarında(asist) zorluk çekecektir. Bu noktada yaşı itibari ile takımın temel direği olması beklenen Carmelo sazı alacaktır. Bu arada takımın yedek skoreri J.R. Smith ile ölü sezonda anlaşmaya varıldığını unutmayalım.
Diğer birçok batı takımı aksine genel çerçevede güç kaybeden Nuggets batı kargaşasından kendine bir bilet bulması zor gözüküyor. Bulsalar bile ilk turda karşılarına gelecek olan Lakers yada Hornets muhtemelen Nuggets’ı süpürecektir.
Detroit Pistons
6 yıllık konferans finalleri macerasında sadece iki kez başarılı olan ve bunlardan da sadece birinde şampiyon olan Pistons da bilet koça kesildi ve Flip Saunders ile yollar ayrıldı ve yerine eski bir Pistons olan Michael Curry getirildi. Bu öze dönüş aslında son yıllarını yaşayan altın Pistons kadrosu için son şansın bitmiş olduğunun göstergesi belki de ancak gençler için tam tersi olduğunu söyleyebiliriz.
Pota altları her ne kadar eskisi gibi üretken olmasa da asıl üçlüye yardımcı olacak olan Kwame Brown, Amir Johnson ve Cheikh Samb ile oldukça derin bir rotasyon oluşturuyor. Rasheed Wallace’ın yanında kimin ilk beş başlayacağı belirsiz. Bu yüzden 4 numara pozisyonunda sezon boyunca farklı isimleri ilk beşte görebiliriz. Gitmesine kesin gözü ile bakılan Walter Hermann ile anlaşılması ve Taysaun Prince i yedekleyebilecek başka forvetin olmaması Hermann ın bençten gelerek hatırı sayılır süreler alabileceğinin göstergesi. Gard rotasyonun da daimi ikilinin arkasında daha önce olmadığı kadar potansiyelli bir oyuncu duruyor. Çaylak yılını bitiren Rodney Stuckey muhtemelen Pistons’un yeni 6. adamı olacaktır ve eğer beklentileri karşılarsa bu dalda ki ödülün en önde gelen adaylarından biri olacaktır.
Artık kadronun düşüşte olduğu bir gerçek sezon içerisinde büyük çaplı bir takas gerçekleşmez ise ilk dördü zorlayacaktırlar. Ancak üzerine katarak gelen Magic ve Cavaliers karşısında bu sefer şansları yaver gitmeyebilir ve konferans finalleri serileri sona erebilir.
Golden State Warriors
Los Angeles Clippers ile sidik yarışına giren Warriors muhtemelen bu sezonun kayıplarını oynayacaktır. Go-Gun sisteminde en önemli adamları Baron Davis’i kaybeden Warriors bakalım nasıl bir kimlik sergileyecek.
Sistemde eksik parçaların yerini doldurmak ölü sezonda bir çok takımın öncelikli tercihidir. Ancak Warriors yönetimi bunu herhalde bilmiyor olacak ki takımın en güçlü olduğu pozisyona yatırımda bulundular. Corey Maggette’yi 5 senelik 50 milyon dolarlık bir kontrat ile kadrolarına kattılar. Bundan çok daha az bir fiyata alabilirlerdi ancak akıllarından o an için ne geçiyordu belli değil. Öte yandan takımın iki genç yıldızı Andris Biedrins ve Monta Ellis ile kontrat imzalandı. Takımın iki çekirdek oyuncusu böylece korundu. Oyun kurucu pozisyonunda ki eksiklikten ötürü gelecek draft hakları karşılığında Marcus Williams kadroya dahil edildi. Bir diğer ölü sezon hamlesi de Ronnie Truiaf idi. Her ne kadar çok hareketli geçse de Warriors açısından aslında pekte bereketli bir ölü sezon geçtiği söylenemez.
Bir çok potansiyelli oyuncusuna rağmen kadroda ki dengesizlik onları başarıdan uzak kılacaktır. Don Nelson bu tip kadrolarda garip sistemler uygulayabilen bir koç ancak mevcut kadroda ki şişkinlik geniş çaplı takaslar olmadıkça inmeyecekmiş gibi gözüküyor. Muhtemelen playoff dışı kalacaklar ve sanırsam atletik bir forvet daha seçecekler.
Houston Rockets
Houston bu sezona kimilerine göre riskli bir hamleyi göze alarak girdi. Zaman içinde Ron Artest’in saha içindeki oyunu olsun, saha dışındaki tavrı olsun bu yeni evliliğin nasıl sonuçlanacağını göreceğiz. Oyuncularına özgürlük veren ve onları sıkmayan bir koç olan Rick Adelman daha önce de oyuncusu olan Artest ile bu işi götürebilir ve belki de iş işten geçmeden Houston istenen duruma gelebilir.
Yao Ming ve Tracy McGrady sakat iken insiyatif alabilecek bir oyuncu olan Artest bu yeni rolüne alışabilecek gibi duruyor. Çeşitli pozisyonlarda oynayabilmesi ve savunmada rakiplerine franga vurabiliyor olması Houston’u savunma anlamında daha da korkutucu bir noktaya getirdi. Shane Battier ile birlikte bir çok takım 2 ve 3 numaralarına kan kusturtacaktırlar. Her ne kadar Yao’nun arkasına sağlam bir pivot alınamasa da Luis Scola olimpiyatlarda gösterdiği performans ile bu sene daha da iyi olacağının sinyallerini verdi. Brent Barry’nin de katılımı ile derinleşen arka alanda ise Aaron Brooks süre aldığında bir şeyler başarabileceğini gösterdi. Carl Landry ise sorunlu bir ölü sezon sürecinin ardından Houston ile tekrar anlaştı.
Yapı açısından olsun, kadro açısından olsun bu sezon batıda en göze batan sıçramayı yapmaları içten değil. Artest katılımı ile hücumda daha dinamik bir takım olurken her zamankinden daha da sert bir savunma direnci ortaya koyacaklar. Sakatlıklar sezon içinde sorun yaratsa da sezonu ilk dört sıra içinde bitirecektirler. Playofflarda ise sakatlıklar başlarını yakmazlarsa Lakers ve Hornets’la beraber batının favorisiler.
Indiana Pacers
Bu sezon ilerleme kaydetmesi muhtemel takımlardan biriside Pacers. Ölü sezonda yaptıkları hamleler ile hem geleceğe dönük hem de takımın şu anki başarısı için önemli adımlar attılar.
Roy Hibbert ve Brandon Rush Toronto ve Portland ile yapılan takaslarda kadroya katılan çaylaklar oldu. Hibbert yaşı ve fiziği ile hazır durumda. Brandon Rush ise sınırlarını görmek isteyeceğiniz bir potansiyel. Jermaine O’neal’ın gidişi ile takımdan gönderilmesi gündemde olan son parça Jamaal Tinsley oldu. Tinsley gözden çıkarıldığı o kadar kesin ki Pacers’ın resmi sitesinde ki kadroda adı dahi yazmıyor. Tj Ford onun yerini alacaktır. 2003 draftının yeteneklerinden olan Ford istikrarsız oyununa bir çözüm getirebilirse Indiana’nın sistemi içinde çok önemli yerlere gelebilir. Temel olarak bu üç oyuncu için yapılan takaslar olduğu için Rasho Nesterovic, Maceo Baston, Jarret Jack gibi oyunculardan bahsetmiyorum. Bu saydığım oyuncular ya iyi birer tamamlayıcı parça ya da bir takasın parçaları olacaktır.
İki kanat oyuncusu Mike Dunleavy jr. ve Danny Granger’ın performansı Indiana’nın bu sezonu nerde bitirecekleri konusunda büyük önem arz ediyor. Playofflarda kesin bir yerlerinin olduğunu söylemek zor ancak playofflara kalmaları da sürpriz olmayacaktır.
Los Angeles Clippers
Simge oyuncuları Elton Brand ile yollarını ayırınca Warriors ile sidik yarışına giren Clippers ölü sezon itibari ile galip gibi duruyor. Yenilenen kadro oldukça potansiyelli ve başarı aç bir kadro.
Baron Davis’in gelişi ile oyun kurucu pozisyonunda sıkıntı yaşamayacaklarını söyleyebiliriz. Yedeği Utah’tan gelen Jason Hart haddini bilen basketbol anlayışı ile geri kalan zamanları değerlendirebilir. Pota altında Marcus Camby, Chris Caman ve Brian Skinner ile savunma açısından oldukça güçlü ancak hücum yönünde kısır bir rotasyon önümüze çıkıyor. Forvet pozisyonunda geçen sezon ufak ufak patlamalar gösteren Al Thorton ve Tim Thomas süreleri paylaşacaktır. İki numaranın ilk beş oyuncusu Cuttino Mobley olsa da sezon boyunca çaylaklar Mike Taylor ve Eric Gordon hatırı sayılır dakikalar çalacaktır. 6. adam görevini de başarısız Miami tecrübesinden sonra Ricky Davis’in üstlenmesi beklenecek. Bir diğer değinilmesi gereken isimde DeAndre Jordan. Mock draftlarda çok ön sıralarda gözükürken ikinci tura kadar düştü. Melekler şehri bu genç adamı bir şeytan ya da melek haline getirecektir.
Oyuncu seçimlerine bakılırsa kadrodan hemen bir beklenti içine geçilmesi gayet normal. Kağıt üzerinde etkili bir kadro olsa da sahada takımın nasıl bir harmoni sağlayacağı hala bir soru işareti. İlk birkaç aydan sonra Clippers erişebileceği seviyeyi herkese gösterecektir. Muhtemelen 8. sıra için bir aday olacaktırlar ancak başarsalar bile sonrası pek kolay olacakmış gibi gözükmüyor.
Los Angeles Lakers
Kobe Bryant Shaquille O’neal olmadan şampiyon olmak için elinden geleni yeniden yapacaktır. Andrew Bynum’un geri dönmesiyle artık çok daha sert, daha güçlü ve opsiyonel bir takım haline geldiler.
Kadroları üzerinde fazla değişiklik olmaması gayet normal. Bynum dönüşünde verdiği sinyallerle oldukça etkili bir basketbol oynayacağını herkese gösterdi. Bynum ilk beşe yerleşirse yedeğe geçme ihtimali olan Lamar Odom için hayat eskisi gibi olmayabilir. Bir çok kişi gibi ben de bunun onun üzerinde olumlu etki yaratacağını düşünüyorum. Sakatlık yaşanmadığı sürece batıdaki en ürkütücü kadroya sahipler.
Şu anda batıdaki en iyi hatta ligdeki en iyi kadroya sahip oldukları aşikar. Ancak herkesin gördüğü gibi finallerde Boston karşısında çaresiz kaldıkları anlarda kilidi bir şekilde açmaları lazım. Bunu sağlamaları da oyun yapılarına yeni çözümler katmaktan geçiyor. Bu noktada da en büyük görev elbette Zen Master’a düşüyor.
Memphis Grizzlies
Nba de başarılı bir kadro kurup bu kadronun devamlılığını sağlamak gerçekten önemli bir iş. Üç dört sene önce batının en derin kadrolarından birine sahipken playofflarda ki başarısızlıklar ve sonrasında oyuncuların hedefleri için başka takımları seçmesi Memphis’in kadrosunun dağılmasına ve bugünkü halini almasına sebep oldu.
Takım 4 genç oyuncunun üzerine kurulmuş gibi gözüküyor. Mike Conley jr, O.J. Mayo, Rudy Gay ve Marc Gasol takımın çekirdeğini oluşturuyor. Mike Miller Mayo için Minnesotaya gönderildi ve takıma direkt etki sağlayacak tek veteran oyuncuda böylece takımdan ayrıldı. Ölü sezonda Zach Randolph için New York’un kapısını aşındırdılar ancak bu hamlede gerçekleşmedi. Pota altı fizikli ama hücum anlamında verimsiz bir yapıda. Darko Milicic belki bir kıpırdama sağlayabilir. Çaylaklar Darrell Arthur ve Hamed Haddadi’den bu sezon ilginç performanslar izleyebiliriz.
Takım tecrübe olsun, basketbol yapısı, basketbol bilgisi olsun bir çok yapıda oldukça geri durumda ve bu sahada oyunlarına bir çok defa yansıyacaktır. Takaslarla kadrolarının değişmesi muhtemel ancak sezon sonu ilk beş içinden bir seçim hakları olacağı da hemen hemen kesin durumda.
Miami Heat
İki sezon öncesinin şampiyon takımının bu dramatik düşüşü aslında kadro yapısı ve başarıya gidiş yolları irdelendiğinde gözlenebilecek bir durumdu. Shaq dahil bir çok oyuncu şampiyon olurken son kurşunlarını attılar ve Miami’ye şampiyonluğu getirdiler. Tabi bunda Dwyane Wade’in üstün performansının etkisi de yadsınamaz. Ama o takım artık geride kaldı ve Miami yeniden küllerinden doğmaya çalışıyor.
Wade’in sakatlığı aslında her şeyin tetikleyicisi oldu diyebiliriz. Wade bodoslama olarak tabir ettiğimiz oyun stilini değiştirmedikçe bu tip sakatlıklara açık bir oyuncu olacak. Amare Stoudamire’in geçirdiği evrimin bir benzerini de o geçirebilir. Bunun yanında Shawn Marion ve Marcus Beasley ikilisi oldukça atletik ve hızlı bir forvet kombinasyonu. Bu ikilinin potansiyeli dinamiğe geçerse maçı kontrol edebildikleri zaman bir çok takıma zarar verebilirler. Ama bu kontrol için iyi bir oyun kurucuya ihtiyaçları olacak. Ellerinde bir çok oyuncu var ancak şu ana kadar ki görünümde en etkin isim Mario Chalmers olarak gözüküyor.
Her ne kadar bir çok yayın organında playoff adayı olarak gösterilseler de bunu başarmaları bu sezon çok zor gözüküyor. Çaylak bir koç ve önemli iki pozisyonda görevler çaylak oyunculardayken bunu beklemek zaten haksızlık olur. Playoffu zorlasalar bile başarma ihtimalleri çok düşük.
Teşekkürler, heralde gazetelerde bile bu kadar açıklayıcı bir NBA yazısı yoktur..
Bu kadar uzun bir yazıya nasıl yorum yapılır… Hmmm… Gruplayayım bende bari sen gibi:
Charlotte: Gene bi halt çıkmayacak gibi. Gwall ile ilgili yorumlarım daha sonraya…
Dallas: Diopun geri dönmesi iyi güzel gibi ama sanki Dallasta o kazanırım havası yok gibi, bi türlü çözemedim. Sanki bir güven eksikliği oluşmuş gibi. Bakalım düzelirler gibi duruyor eğer koç dediğin gibiyse.
Denver: Bi halt olmaz gibi yine. Cambyde gidince kaldılar mal gibi bence.
Detroit: Miamide bahsettiğin olay sanki Detroitin geçen seneki playoff maçlarında oldu gibi. Veteranlar son kurşunlarını atmışcasına oynuyorlar. Takas şart bence.
Houston: Dünkü maçları çok heyecan verici takım olduklarını gösterdi bana. Devamı gelir inşallah. Şampiyonluk için bir bahis oynasam en iyi oran/para Houstonda olurdu sanırım.
İndiana: Senin adam Mike naabcak bakalım, bu seneki performansını merakla bekliyorum.
Miami: Küllerinden doğmaya çalışan Miamide en çok Beasley takımın ölü toprağından etkilencek bence. Eğer takım küllerinden doğmayı başaramazsa Beasleyin potansiyeli doğrudan kalıcı bir şekilde etkilenecek bence.
Not: Yazı süper olmuş eline sağlık her zamanki gibisin.
Valla bende senin yaptığın gibi değineyim.
Bobcats gerçekten iç açıcı durumda değil. Larry Brown sahada basketbol bilgisi zayıf ama savaşçı oyuncuları tutmak istiyor bu noktada G-Wall şanslı diyebilirim ancak Sean May’den pek memnun değiller gibi gözüküyor bu yüzden felton sezon içinde bir 4 numara karşılığı takas olabilir.
Dallas için bence vakit gerekli. Koça gelince düzen sistem açısından Popovich den sonra en sevdiğim koç diyebilirim Rick Carlisle için. Artık takım Kidd üzerine kurulu. Bunun etkileride hemen ilk maçta gözüktü. Yazıda da bahsettiğim gibi Josh Howard çok hızlı bir başlangıç yaptı.
Detroit bence bundan sonra arka alanının yanına 1. sınıf bir pota altı katmazsa Spurs’un düştüğü duruma düşer.
Houston için yeterince yazdım daha fazlası için başlı başına yazı lazım.
Indiana da Mike ne yapar tam kestiremiyorum ama Danny Granger sayı krallığına bile oynayabilir dikkattt…
Miami bana kalırsa bir daha kolay kolay kendine gelemez. Yapı çok yetersiz. Ayrıca Marion tipi oyuncularla takımların en üst düzeye çıkabileceğine inanmıyorum.
Howardda hakkaten iyi gibi duruyodu bakam noolcak. Koç eğer Kiddi takıma oturtursa heralde baya kuvvetli olacaklardır. Birde Detroit kimi takasla alabilir acaba bi tavsiyen varmı burdan Detroite?
Tavsiye değilde tahmin diyelim. Kadro genişliği bakımından bakıldığında herhangi bir takımın böle bir lüksü varmış gibi durmuyor. Joe Dumars’ın Zach Randolph’u alacağını zannetmiyorum. İşlerin kötü gittiği bir takımı bir şekilde ağlarına düşürebilirler. Bu noktada Al Harrington ve eğer takas edilmek istenirse Carlos Boozer onlar için iyi olabilir. Ancak savunmayı seven Detroit seyircisinin bu iki oyuncuyu çabucak bağrına basacağını düşünmek yanlış olur. Beş numara olarak takas olması kesin Brad Miller belki bir ihtimal olabilir ama o da yumuşak olmasından ötürü yine listemizden çıkıyor. Belki Camby takıma adepte olursa Chris Kaman olabilir.