Yeni Çaylaklar, Biten Rüyalar, Yeşeren Umutlar — NBA Draft 2007
Onur Özey
->
Öncelikle sitemizdeki yazıları takip eden ve okuyan herkese merhaba. Başlıktanda anlayacağınız gibi konumuz bu seneki NBA draftı. Biraz gecikmeli olmuş oldu. Bu yüzden öncelikle adminimden sonrada bütün arkadaşlardan özür dilerim ve konuya başlarım.
Az çok sporla ilgilenen arkadaşlar satır aralarında basketbola ayrılan köşelerde NBA ile ilgili birşeyler okuduklarında, ya da izlediklerinde bu draftın ne kadar verimli ve ileriye dönük yıldızlar barındırdığından haberdar olmuşlardır. NBA deki sayılı draftlardan biri olan kabul edilen bu neslin oyuncuları bakalım ilerleyen yıllarda kendilerinden beklenenleri gerçekleştirebilecekler mi? Bunu bekleyip, izleyip, göreceğiz.
Ben konuya önce bir genel hattı ile girip kategorize ederek, ondan sonrada kategoriler içinde sizleri bilgilendirmeye çalışacağım. Umarım bunda başarılı olurum.
Öncelikle yukarda da belirttiğim gibi bu seneki draft NBA tarihinin en derin draftlarından biri olarak gözüküyor. Bunda yeni alınan kararla drafta lise oyuncularının artık girememesi ve kolej basketbolunda hanedan benzeri ufak çapta süregelen başarılara sahip takımların var olması etkili oldu.
BİTEN RÜYALAR
Bildiğiniz üzere böyle derin draftların öncesinde sezonlar bazı takımlar drafttaki oyuncuları kurtarıcıları olarak görüp daha üstlerden seçim yapabilmek yani istedikleri oyuncuyu alabilmek o sezonları gözden çıkarıyorlardı.Bunun geçmişten en güzel örneği San Antonio Spurs’dür. Daha bir kaç sene önce Batı Finali oynamış, ligin en değerli oyuncusu ünvanına kavuşmuş bir lidere sahip bir takım 1996-1997 sezonu Timothy Duncan isminde bir oyuncuyu almak için yatarak geçirmiş ve sezon sonunda isteğine kavuşmuştur. San Antonio Spurs takımı için bu olayı bir dönüm noktası olduğu kesin (3 şampiyonluk ve Duncan geldiğinden beri Amerikan Profesyonel Sporlarında en yüksek galibiyet oranına sahip takım/organizasyon).
Ancak herkes Spurs ve David Robinson kadar şanslı olamıyor. Memphis ve Boston bütün bir sezonu draftı bekleyerek geçirdiler ve bunun sonucu olarakta pek başarılı olamadılar. Memphis’in hedefi Draftın iki süper yıldızı Greg Oden ve Kevin Durant’ten birini alarak takımın huzursuz olan ve takası isteyen yıldızı Pau Gasol’u takımda tutmak ve özlenen playoff galibiyetine ulaşmaktı. Boston ise Paul Pierce’ın etrafında oluşturdukları genç ve potansiyelli kadroya gerçekten çok üst düzey bir franchise oyuncusu eklemeyi planlıyordu ama olmadı. Draftın sıralamasının açıklandığı gece bu anlattığım rüyaları Memphis ve Boston için herşey kabusa dönüştü. Artık geceleri rüya görme sırası Portland koçu Nate Mcmillan’a geçmişti.
YEŞEREN UMUTLAR
Bir yerlerde kaybedenler varsa elbette kazananlarda olacaktır. Draft sıralamasının açıklandığı daha doğrusu piyangonun çekildiği gece talihliler belli olmuştu. Portland ve Seattle.
Birinci sıradan seçim hakkı Portland’ındı. Rasheed Wallace ve arkadaşları döneminde takımın üzerine ligin kötü çocukları havası çökmüş, bu imajdan kurtulmak içinde bir yenilenme yani rebuilding’e gidilmişti. Tam bu rebuilding çalışmaları artık meyvalarını vermeye başlamıştı ki piyango onlara vurdu. NBA tarihinin en derin birkaç draftından biri olarak lanse edilen ve belkide gerçekten öle olan bir draftta ilk sıra onlarındı. O gece geldiğinde ilk olarak onların tercihi açıklanacaktı.
İkinci sıradan seçim hakkıda Portland’a uzak olmayan aynı conferans hatta aynı gruptan olan Seattle’a gitmişti. İki adet all-star kalibresinde oyuncusu olan ve bu oyuncuları kariyerlerinin en verimli senelerini oynarken çeşitli sorunlarla uğraşan bu takım için belkide bu draft bir dönüm noktası olacaktı. Aslında draft sonrası olduda.Bütün bunlar bir yana artık yüzleri diğer NBA takımlarının taraftarlarının yüzüne göre bir farklı gülüyordu Portland ve Seattle seyircilerinin, taraftarlarının.
YENİ ÇAYLAKLAR
Biraz işi masalsı bir hava çektikten sonra şimdi somut bir şekilde olayın aslına yeni gelen çaylaklara bakalım. Aslında çaylak yeni gelen demektir ancak NBA döngüsü ile o kadar içli dışlı olmuşum ki yeni çaylaklar demeyi uygun gördüm. Biraz garip gelebilir ama artık idare edin beni.
Greg Oden
Oden çok öncelerinden beri bilinen hep adı geçen bir oyuncu aslında. Onun bir önceki sene NBA’ye gelmesi bekleniyordu ancak oda drafttaki birçok basketbolcu gibi yeni çıkan kuralların azizliğine uğrayıp, şark görevini tamamlamak için Ohio State Üniversitesinin yolunu tuttu. Başarılı bir sezonun sonunda finalde bir sezon öncesinin şampiyonu Florida Gators’a yenilerek şampiyonluktan oldular. McDonald’s turnuvasındaki başarısı ile göz dolduran oyuncu Portland tarafından 1. sıradan seçildi. Gelecekte en önemli pivot olacağı ön görülen Oden örnek aldığı basketbolcu(pivot) olarak eski Spurs’lu David Robinson’ı gösteriyor. Robinson gibi oyunun savunma yönünde çok aktif olan Oden’ın ofans yönünde kendini geliştirmeye ihtiyacı bulunmakta. Zaman içinde bu gelişmeleride gösterirse inanılmaz bir oyuncu olacağı garanti. Büyük ihtimalle öyle olucak ama sakatlık veya benzeri durumlar onun gelecekte en kötüsü bir Marcus Camby olacağını düşünüyorum. Ama unutmayın en kötü ihtimalle. Muhtemelen bir zamanlar Olajuwon, Robinson, Ewing nasıl birbirleriyle muhteşem bir mücadele verdiyse buna benzer bir mücadelede Howard, Oden ve Bosh gibi uzunlar arasında geçecektir.
Kevin Durant
Durant’ta Oden gibi çok önceden bilinen ve beklenen bir oyuncuydu. O da Oden’la aynı yoldan geçerek NBA’e adım attı. Draftın belkide en all-around oyuncusu. Savunmada ortaya kapatabilen, uzun kolları ile çabukluğunuda kullarak defansı jeneriklik bloklar ile durdurabilen bir oyuncu. Hücumda ise fiziği ile pek çok eşleşme problemi yaratan ve hücum silahları çok çeşitli olan Durant’ın neden birinci sıradan seçilmediği düşünülebilir. Bunun cevabı basit. Oden tam anlamı ile gerçek bir pivot. Süper bir fiziğe sahip ve unutulmamalı ki birkaç istisna hariç NBA’de bugüne kadar şampiyon olan bütün takımlar sağlam bir pota altına sahipti(Jordanlı Chicago’yu bu istisnalardan biri olarak sayabiliriz). Bu nedenle birinci sıradan seçilen Durant değil Oden oldu.
Floridalılar
Son iki sezondur şampiyon olan Florida Gators’un kadrosundaki 4 oyuncu draftta seçildi.Bunlar guard Taurean Green, kısa forvet Corey Brewer ve pivot/forvetler Joakim Noah ile Al Horford.
Al Horford üçüncü sıradan Atlanta Hawks tarafından seçildi. Horford sağ taraftan dönerek attığı hook shoot’ı ile hücumda başarılı gözükmesi ile hücum silahları aslında sınırlı. Defans yönünde ise gücü ve yeterli ayak çabukluğu ile iyi pozisyon alıp savunmada etki gösteren bir oyuncu. Son sene gösterdiği performans onu takım arkadaşı Joakim Noah’ın önüne geçirdi ve bu kadar yukardaki bir seçim hakkından seçilmesini sağladı.
Corey Brewer yedinci sıradan Minnesota Timberwolves tarafından seçildi. Atletik yetenekleri üst düzey olan bu forvetin en büyük özelliği Florida’nın dış skorunu üstlenmesiydi. Yani şampiyon bir takımın dış skor yükünü taşıyordu. Bu da onun
diğer takım arkadaşlarında da olan fakat onda daha öne çıkan winner özelliğinin bir işareti. Vasatın üstünde zayıf(az kilolu) fiziğine rağmen iyi bir savunması var. Ancak hücumda şut menzilini ilerletmeli ve daha istikrarlı şut kullanmalı. Brewer hem yeniden yapılanan bir takımda hem de kendi ile aynı pozisyonda oynayan ve benzer özelliklerde oyunculara(Ricky Davis, Gerald Green) sahip bir takımda oynayacak. Bu onun patlama gerçekleştirip diğer arkadaşlarına göre daha kolay yükselebilecek bir durumda olduğunu gösteriyor. Ancak şu unutulmamalı ki bu geçmesi gereken yollar dikenlerle dolu.
Joakim Noah dokuzuncu sıradan Chicago Bulls tarafından seçildi. Noah’ın aslında geçen sene drafta girmesi bekleniyordu. Ancak bir sene daha NCAA’de oynamayı tercih etti. Eğer 2006 Draftına girmiş olsaydı büyük ihtimalle birinci sıradan seçilecekti. Ancak son senesinde Al Horford’un öne çıkması, drafttaki genç potansiyelli oyunculara göre yaşının daha ilerlemiş olması onun dokuzuncu sıraya kadar gerilemesine sebep oldu. Ama belkide bu Noah için çok iyi oldu. 4 numarada sorun yaşayan Chicago Bulls için winner bir power forvet çok önemli değere sahip. Noah sahayı Chicago kısaları ile beraber çabuk katedip yeterli fundementali ile sonucu ulaşabilecek. Winner özelliğinin yanında drafttaki oyuncular arasında oyun zekası, oyun IQ’sü en yüksek oyunculardan biri.
Taurean Green elli ikinci sıradan Portland TrailBlazers tarafından seçildi. Bu draft hakkı Torontodan alınmıştı. Green Florida takımının oyun kurucusuydu, saha içindeki generaliydi. Oyun zekası üst düzey olan bu guard’ın neden bu derece gerilerden seçildiğini anlamış değilim. Ancak gittiği takımda kendisi ile aynı pozisyonda oynayan birçok oyuncu bulunmakta(Sergio Rodriguez, Jarret Jack, Steve Blake, Petteri Koponen). Benim için şu anlık Taurean Green bir kapalı kutu. NBA’de başarılı olup bir yerlere gelebilecek potansiyele sahip bir oyuncu ancak bu potansiyeli meydana çıkaracak ortam bulup bulamayacağı soru işareti olarak aklımda duruyor.
Mike Conley Jr.
Conley’in drafttan çok önce bilinen en önemli yönü Oden’ın liseden ve üniversiteden çok yakın arkadaşı olması ve Oden’ın gelişimde rol almış olması. Oden’ın ışığı altında kaybolmayan bu guardı Oden’ı alan takımın takas yoluyla kadrosuna katmak isteyeceği konuşuluyordu. Ancak Conley workoutlarda muhteşem bir performans gösterdi ve tahmini draft listelerinde(mock draft) birer birer basamakları çıktı ve 4. sıraya kadar yükseldi. Draftın öncesinden kaybedenler köşesinde bulunan Memphis onu seçti. Lowry ile birlikte oyun kurucu pozisyonu için ter dökecekler. Sezonun ilerleyen zamanlarında takımdaki rolü belirlenip, Memphis’in generali olacaktır. Yeterli oyun IQ’sü ve Oden gibi bir uzunla oynamış olması onun Gasol ile anlaşmasını kolaylaştıracaktır. Savunma yönünde de bir guard için gayet iyi olan fiziği ile önemli iş çıkaracaktır.
Jeff Green
Boston tarafından beşinci sıradan seçilen Green, Ray Allen takası ile Seattle yolunu tuttu ve yeniden yapılanan Seattle’da Durant’ın takım arkadaşı oldu. Defans yönü yeterli düzeyde sayılmasada hücumda etkin bir oyuncu. Green’in sorunu fiziğine göre 3 numara mı oynayacağı yoksa 2 numara mı? Eğer iki numara oynarsa skorer guardlara göre yavaş kalıcak Green’in savunma zaafiyetleri iyice su yüzüne çıkacaktır. 3 numara oynarsa kendi fiziğinde oyuncular ile kapışacak bu da onun işine gelecektir ancak burada önemli olan Durant’ın nerde oynayacağı. Yani onun Seattle’daki durumu, rolü Durant’a bağlı.
Yi Jianlian
Milwaukee Bucks tarafından altıncı sıradan seçilen Yi Jianlian’ın durumu bir muamma. Henüz takımı ile kontrat yapmadı. Zaten Bucks yönetiminin neden onu seçtiğide anlaşılmış değil. Draft öncesi Bucks’ın workout teklifini geri çeviren Yi Jianlian kendi düzenlediği workouta da Bucks takımı temsilcilerini çağırmamıştı. Draftta zaten Yi Jianlian’ın Bucks tarafından seçildiğindeki yüz ifadesi herşeyi anlatmaya yetecek şekildeydi. Seçilmesini bir kenara bırakırsak Çin’in Garnett’ı olarak lanse edilen Yi Jianlian çok iyi bir şut menziline sahip. Yaşı konusunda spekülasyonlar olsada yirmi yaşında olarak bildirilen Yi Jianlian herşeyden öte önemli bir pazarlama malzemeside. Bu da onu oldukça çekici bir oyuncu haline getiriyor. Jianlian ile ilgili dikkatimi çeken bir nokta son sezonunda üçlük yüzdesinin çok düşmüş olması. Bu onun Çin’de oynadığı yıllar içinde şutunun menzili geliştikçe pota altından uzaklaşarak daha çok şuta dayalı bir oyuncu haline geldiğini gösteriyor. Yani yeni bir Nenad Kristic geliyor olabilir, yeni bir shooting center yada power shooter.
Brandan Wright
Workoutlardan önce üçüncü sıradan seçileceği tahmin edilen Wright gün geçtikçe gerilere düştü ve draft hakkını takas edeceği draft öncesinde devamlı lanse edilen Charlotte Bobcats tarafından sekizinci sıradan seçilip, Golden State Warriors’a Jason Richardson karşılığında takas edildi. Drafttaki en atletik oyuncu olarak gösterilen Wright’ın oyunu henüz çok ham ve birçok yönden gelişmesi gerekiyor. Golden State’in sisteminde Harrington’un yedeği olarak iyi iş çıkarabileceğini düşündüğüm Wright eğer kendini mentalite olarak geliştirirse ligdeki önemli uzun boylu swingmanlerden biri olabilir.
Spencer Hawes
Draftta saha görüşü en iyi olan Hawes Oden’dan sonra drafttaki en iyi ikinci pivot. Bunda tabi Roy Hibbert’in drafttan çekilmiş olmasıda önemli rol oynadı. Buna rağmen yaz ligindeki en iyi pivot olan Spencer Hawes zaman içinde gelişim gösterip kendini onuncu sıradan seçen Sacramento Kings’te önemli yerlere gelebilir. Ancak şu an için Brad Miller için iyi bir yedek ve benchten çok iyi katkı sağlıyabilecek bir oyuncudan öteye gidemez gibime geliyor.
Avrupalılar
İtalyanların yeni skoreri Marco Belinelli 18. sıradan Golden State Warriors tarafından seçildi. Jason Richardson’ın da gidişi ile rotasyonda önemli süreler alabileceğini tahmin ettiğin Belinelli yaz ligindeki başarılı performansı ile kontratı kaptı. İlk maçında 37 sayı atarak dikkatleri üzerine çekmişti.
Juventut Badalona’nın kaptanı ve en önemli oyuncusu olan İspanyol atletik swingman Rudy Fernandez 24. sıradan Phoneix Suns tarafından seçildi. Draft hakları Portland TrailBlazers’a takas yolu ile verilen oyuncu Portland ile kontrat imzalamadı. Şutunu geliştirip daha iyi bir şutör haline geldiğinde atletik özellikleri ile birlikte NBA’de kendine çok kolaylıkla bir yer bulabilir.
Her ne kadar Brezilyalı olsada basketbol hayatını Avrupada geçiren Tiago Splitter de 28. sıradan San Antonio Spurs tarafından seçildi. Bu draft seçimi bir Spurslu olarak organizasyonumuzun yeni bir başarısı diğerlerinin ise başarısızlığı olarak görüyorum. Euroleague ve uluslararası şampiyonalarda ki tecrübelerini göz önünde bulundurduğumuzda San Antonio Spurs’un çok önemli bir iş yaptığını görüyoruz.Umarım sonu bir diğer Tau’lu seçimimiz olan Scola’ya benzemez ve kadromuzda yer alır.
30. sıradan Philadelphia tarafından seçilen Finli guard Petteri Koponen workoutlardaki performansı ile buralara kadar yükseldi. Hakkında pek bilgim yok ama sanırım Portland ile kontrat imzaladı. Onuda NBA’de görüp tanıyacağız.
Pau Gasol’un kardeşi Marc Gasol ise 48. sıradan Los Angelese Lakers tarafından seçildi. İspanyollar tarafından basketbol gelişimi beğenilmeyen Marc Los Angeles Lakers ile kontrat imzalamadı. Abisi kadar başarılı olma ihtimali yok ancak upper-body(üst vücud) olarak çok iyi donanımlı bir pivot olarak kendini geliştirirse çok önemli işler çıkarabilir.
Diğer Notlar
11. sıradan seçilen AcieLaw(point guard - Atlanta Hawks) ve 14. sıradan Al Thorton(forvet - Los Angeles Clippers) NBA’e oldukça hazır gibi duruyorlar. 12. sıradan Thaddeus Young(forvet - Philadelphia 76ers) çok yönlü bir oyuncu olabilecek potansiyele sahip. Dikkat edilmesi gereken oyuncular 19.sıra Javaris Crittenton(guard - Los Angeles Lakers) ve Morris Almond(guard - Utah Jazz). Yaz liginin başarıları 26.sıra Aaron Brooks(guard - Houston Rockets), 15.sıra Rodney Stuckey(guard - Detroit Pistons).
Bir dahaki yazımda görüşmek üzere kendinize iyi bakın…
Spurs Forever…
Bir K.G. hayranı olarak ben greg oden taraftarı olacağım bu çaylaklar arasında. İnşallah o da sakatlık falan görmez de süper adam olur ilerde. Ama sakatlanacağını da pek zannetmiyorum, çünkü en azından howard gibi herkesin üzerinden power yapmayacaktır(
), boyalı alandan K.G. abim gibi oynayacaktır, zararda görmeyecektir.